Yüklüyor...
Buradasınız:  Giriş  >  KAHVE MOLASI  >  EDİTÖRDEN  >  Okumakta Olduğunuz Yazı

Yaşanacak bir Türkiye istiyor muyuz?

Yazar:    /  06 Haziran 2015  /  Yorum yok

Önemiyle hiç bağdaşmayan bir seçim atmosferi. Saldıran bir iktidar ile onurlu, çözüme yönelik, barışçı projeler sunan, bunları elinden geldiğince halkla paylaşmaya çalışan bir muhalefet. Tükenmiş bir iktidarın ya da bir başka deyişle ne idüğü belirsiz bir iktidarın, haydi biraz daha açalım, borazanı üfleyenle tutanı farklı bir iktidarın varlığını sürdürebilmesi için varını yoğunu ortaya koyduğu bir seçim bu seçim ama gelin görün ki heyecandan uzak, alışageldiğimizin aksine sessiz sedasız bir seçim.

Her koşulda biat etmiş seçmen dışındakilerin bezginliği her yanı sarmış. Battıkça kitaba, gözyaşına sarılan bir “baş”tan sıkılmış ama sıkıntısını nasıl paylaşacağını bilemeyen seçmenler. “Bir daha verirsem, elim kırılsın.” diyen bile temkinli. Elinde kalan birkaç ufak şeyi de kaybetmekten korkan, bilinmezin peşine takılmaktansa bildiğince soyulmayı göze almış ya da ikisi arasında sıkışıp kalmış temkinli bir ahali. Velhasıl, işimiz cümleten zor.

Sonuç ne olursa olsun, seçimin kaybedeni ayan beyan ortada, bunda şüpheye mahal yok. Hem kendisinin hem de şürekasının istikbalini iktidarın mutlakiyetine bağlamış ve bundan başka hiçbir şansı kalmayan saray sakini kaybedecek, bu besbelli. Makamını kaybetmeyecek elbette ama zaten kaybettiği itibarını millet nezdinde de hepten yitirince çılgınlaştıkça çılgınlaşacak. Eline geçiremediği, ancak dolaylı yoldan sürdürdüğü yürütme kabiliyetini hepten yitirecek olması delirttikçe delirtecek hazretlerini. Dolayısıyla kaybedecek.

AKP, kendilerince en iyimser tahminlerin bile gerçekleşmesi halinde tek başına iktidardan uzak görünüyor. Öyleyse bir diğer kaybeden de o olacak. Zaten, uzunuyla kısasıyla, bu ikisi kaybedince Türkiye kazanacak. Bu bile herşeye değer.

Gelelim seçimin olası galiplerine, bir başka deyişle kazançlı çıkacaklarına!.. Barajı geçmesi halinde, ki bence geçti bile, ilk kazanan HDP olacak. Yıllardan beri takiyye siyasetine alışmış bireyler olarak, beynimizin bazı kıvrımları şüpheci yaklaşsa da kullanılan üslub, ağızdan çıkanlar, demokrasiye inanmışlar açısından oldukça umut verici. Bir çok bilenin deyimiyle, “Velev ki, pkk ile teşne” bile olsa, meclis dışında bir silahlı oluşum yerine meclis çatısı altında siyaset yapmaları tüm memleketin hayrına bir oluşum. Milliyetçiliği demokrat söylemlerle harmanlamış HDP’nin barajı geçmek için ödünç oy istemesi haklı bir davranış biçimidir bunu kimse yadsıyamaz. Ancak AKP’nin ardından iktidar olma olasılığı olmayan bir partinin, iktidara en yakın partiden oy istemesi de bir o kadar abesle iştigaldir. Doğu ve Güney Doğu’da dini vasıfları nedeniyle AKP’ye giden oylarla, ömrü hayatında şu ya da bu nedenle CHP’ye oy vermemiş aydınların(!?!) oylarına talip olmalıdırlar, zaten taliplerdir ve kanımca başarılı da olmuşlardır.

Çözüm süreci, bizzat sürecin bir kanadı tarafından yerle yeksan edilmişken, tekrar aynı insanlarla masaya oturmak, en kaba deyişle, tükürdüğünü yalamak olur. Eğer bir hedef koymak gerekirse, HDP barajı aşıp Meclise girmeli ve eğer şartlar oluşursa, hemen CHP ile koalisyon yapmanın hesabı içinde olmalıdır. Ve hatta MHP de bu birlikteliğin bir kenarında olmalıdır. Birbirlerini denetleyerek, bir uzlaşı zemininde mutlaka buluşacakları için, sivri köşeler sorun yaratmayacaktır. İşte o zaman içine düştüğümüz bu onursuz, pislik kokan girdaptan kurtulup tekrar insan olmayı hatırlayabiliriz.

Dün yaşanan alçak bombalı saldırının sonunda Demirtaş’ın onurlu ve sağduyulu davranışı, nesillere örnek olacak bir görüntüdür. Sırf bunun için bile “AMA”lardan uzak, önyargısız ciddiye alınmalıdır.

Yıllardır iktidar olmayı istememekle eleştirilen CHP’ye gelince; artık karşımızda herşeyiyle hazır, iktidarı gerçekten isteyen, vaadlerinin merkezine insanı alan, Türkiye için projeler üreten bir CHP var. Hem de öyle bol keseden atılan, nasılsa iktidar olmayacağız diye savruldukça savrulan vaadlerle değil, kısa sürede sonuç getirecek, önce moralleri sonra memleketi düzeltecek projelerle karşımıza çıkan, bizden oy isteyen bir CHP var. Ve görünen o ki, bu CHP, şimdiden iktidar olmuştur. Söylemleriyle mevcut iktidarı korkutmuş, önerilerini sahiplenmelerini sağlamıştır. Öyleyse bu sefer sorgusuz sualsiz oyu haketmektedir. Yıllarca kerhen de olsa partisini desteklemiş ama umdğunu bulamamış tüm seçmenlerin artık gerçekten ve yürekten sarılabileceği bir partileri vardır. Ve CHP, ilk defa beklentilerin ötesine geçeceğini seçmenine hissettirmiştir.

“Yaşanacak bir Türkiye” özlemiyle yanıp tutuşan, cebini doldurmak değil sadece masasını donatmak isteyen, hakça, özgürce paylaşmadan yana, çocuklarının geleceğini gözü dönmüş, kan içicilerin fetvalarına mahkum bırakmayacağı bir memlekete hasret olan tüm Türkiye sevdalıları için yarın büyük gün. Mutlaka sandığa gitmeli ve bu kahpe düzene, bu aşağılık ayak oyunlarına, haddini çoktan aşmış saray soytarlarına gününü göstermelidir. Öyleyse;

Yaşanacak bir Türkiye için, Oy Verin Gitsinler!..

Cem Özbatur

The following two tabs change content below.
Editör

Editör

Editör

Latest posts by Editör (see all)

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR...

RTE PARTİ

Devamı →