Yüklüyor...
Buradasınız:  Giriş  >  KAHVE MOLASI  >  EDİTÖRDEN  >  Okumakta Olduğunuz Yazı

Koalisyon dedikleri!..

Yazar:    /  27 Haziran 2015  /  Yorum yok

Seçim biteli neredeyse bir ay oldu, halen sonuç üzerinde mutabık kalamadık. Kimin kazanıp kimin kaybettiği ile ilgili fal açmaktan, seçmenin aslında ne demek istediğini anlamak için beynimizi yormaktan öteye gidemedik. Herkesin bir fikri var maşallah ama iki kişinin ki bile aynı değil. Bunca muamma arasında aklı selimin galebe çalmasını beklemek te abesle iştigal kuşkusuz.

Kırmızı çizgilerle kırmızı plakalar arası dolmuş seferleri düzenlenecek olsa en az 10 yeni hata ihtiyaç var. Hangi kırmızıdan hangi kırmızıya yol olur onu bile kestirmek güç. Kimi dinlesen haklı birader. Hele siyasetin içinde yoğrulmuşsa, dili pabuç olmuş doğal olarak. “Öyleyken böyle” dedi mi akan sular duruyor, bize de “Haklısın babacım” demekten başka çare kalmıyor.

Haliyle herkes kendinden mesul. Mesela ben, “Hele CHP ile AKP koalisyon yapsın, bak bakalım bir daha benden oy alabilir mi?” diyenlerin safındayım. Safındayım da, o kadar safmıyım bilemiyorum bir türlü.  Allah için Kılıçdaroğlu’nun samimiyetinden, elinden geleni ardına koymadığından eminim. Eğer seçmenin verdiği mesaj diye birşey varsa, onu en iyi algılayanların, her fırsatta dile getirenlerin başında kendisi. Kırmızı çizgi desen, seçim öncesi AKP dışındaki tüm partilerin hemfikir(!?!) olduğunu sandıklarımızın dışında birşey yok. Gelgelelim, payanda siyasetini destur edinmiş MHP ve kurmaylarının kırmızıları pembeye döndü bile, hatta kimi yerler beyaza bile çaldı. HDP desen, muhalefet olmaya dünden razı. Zira ancak öyle ayakta kalabileceğinin, aykırı seslerle dikkat çekebileceğinin farkında. Yerden ğöğe de haklı. O nedenle sessiz ve derinden gidiyor. Ama bir koalisyon içinde var olmak gibi bir isteği kesinlikle yok, belki dışarıdan destek, o kadar.

Buraya kadar hem fikirsek, ne kalıyor geriye? Bir, dışarıdan MHP destekli AKP’nin azınlık hükümeti, iki AKP MHP koalisyonu, üç AKP CHP koalisyonu, dört erken seçim. Şimdi kalkın da bana ilk üçünün yürüme şansını, yürüse ne kadar yürüyeceğini bir anlatın desem herkesin suratı asılır tahmin ederim. Birincisi hiçbirşey değişmez, yani saray kaynaklı hiç bir arsızlığa merhem olunmaz. Yerleşmiş hiçbir kurumda değişiklik yapılamaz, velhasıl verilen sözlerin hiç biri yerine getirilemez. Belki ekonominin daha kötüye gitmesi geciktirilir ama hukuksuzluk, hainlik, itibarsızlık alabildiğine artar. Barajın düşürülmediği, seçim kanununun düzeltilemediği bir erken seçimle de bundan farklı ne gibi bir sonuç alınacağını az çok tahmin etmek mümkündür.

Sonuç olarak, evet seçimle bir nefeslik rahatlama sağlanmıştır ama geleceğe umutla bakabilecek bir sonuca bu zırtapozlarla varılamayacağı da şu son birkaç günde anlaşılmıştır. Davudunoğluna görev tevdi edilince birilerinin kafasına bilye büyüklüğünde taş düşer de, beyin kıvrımlarına biraz kan yürürse belki akli melekeleri çalışır ve neyin doğru neyin yanlış olduğunu anlarlar. Aklım CHP ile MHP nin koalisyon yapmasını HDP’nin de ona destek olması gerektiğini söylüyor ama bu çözüm kaf dağının ardında onun da farkındayım.

Yalnız, AKP ile devletin bekası(!?!) için koalisyona kalkışacakların aklından çıkarmamaları gereken birkaç şeyi de sesli düşünmeyi ihmal etmemek gerekir. AKP ile koalisyona evet diyen, saraya biat etmiş, 17/25 Aralık davasını sıfırlamış, rezanın önüne yatmış, rezanın hanımıyla düet yapmış, kol saatini çerçeveletmiş, bakara ile makara yapmış, yeşile betonu tercih etmiş, adalet teyzenin terazisini hepten kırmış, dinci teröre arka çıkmış, özetle yalana, dolana, hıyanete batmış olacaktır, böyle biline. Haydi kalın sağlıcakla.

Bir sonraki sayıda buluşuncaya kadar bulunduğunuz yerden bir adım öne çıkın. Sevgiyle…

Cem Özbatur

The following two tabs change content below.
Editör

Editör

Editör

Latest posts by Editör (see all)

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR...

RTE PARTİ

Devamı →