Yüklüyor...
Buradasınız:  Giriş  >  KAHVE MOLASI  >  EDİTÖRDEN  >  Okumakta Olduğunuz Yazı

Her şeyin sorumlusu “Çaresizlik!”

Yazar:    /  09 Şubat 2015  /  1 Yorum

TDK sözlüğünden baktım, “Zıvanadan çıkmak” için çok sinirlenmek, öfkelenmek, aklını yitirmek, çılgın gibi davranmak, denetlenemez duruma gelmek diye yazmış. Yani ben malum şahsiyete zıvanadan çıktı dersem boşuna demiş olmam. Resmi olarak kabul görmüş, her bir açıklamaya da cuk oturmuş. Olur olmaz herşeye sinirlenmesi, denetlenemez duruma gelmesi herkesin malumu ama aklını yitirmesi, çılgın gibi davranması kolay söylenebilecek şeyler değil. Peki, yaşadıklarımız, etrafımızda kitabına uydurulduğu için sineye çekilenler ya da korku dağları beklediğinden yok farzedilenler. Hırsıza liyakat, öğretim görevlisine hapsi layık görenler. Namusu şerefi üzerine tarafsızlık yemini edip, fütursuzca her gün ajitasyon yapanlar. Neyse, bu böyle sürüp gider. Özetle tüm bu soytarılıklar akıllı işi değil. Ya akıl tutulmasının ya da çaresizliğin dik alası.

Akıl tutulmasını açıklamanın türlü yolları var elbette ama şu an iktidarı tam anlamıyla elinde tutanların çaresizliğini söylemek abesle iştigal gibi gelebilir. Oysa en kolay açıklanabilecek olan bu sav. Çaresizler, çünkü hayati fonksiyonlarının devamı ancak iktidarları sürdüğü sürece mümkün. Çaresizler, çünkü iktidarda kalmak için esip gürlemeye, yedirip içirmeye, taviz üstüne taviz vermeye elleri mahkum. Verdikleri sürece alacaklarını gayet iyi biliyorlar. Yönettikleri halkı koyun sürüsüyle bir tutan anlayış ancak yemlemeyle çoban kalabileceğini tabi ki hesap ediyor.

Yasama ve yürütmeye muktedir olanların, işler ters gittiğinde yargıda ters köşe olmamak için, torba torba adrese teslim yasalar çıkarmaları, ellerinin uzandığı her yere yemledikleri adamları doldurmaları hep bu yüzden. Çaresizler, iktidarda kaldıkları sürece bu düzenin süreceğini biliyorlar. Çaresizler, çünkü şimdilik yargıdan kaçabildikleri ama saklayamadıkları ahlakasızlıklarının o çok güvendikleri yüzde elliden de alıp götüreceğinin farkındalar. O yüzden verdikçe veriyor, uyuttukça uyutuyor, din kisvesi altında uyuşturulmuş nesiller yetiştirme uğruna her yolu deniyorlar.

Yapılan her türlü hokkabazlık sandıkla gitmemek üzerine sahneye konuluyor. Seçimlere dört ay kala her türlü madrabazlığa hazır olun. Oyların çalınması, bilgisayarda manüpülasyon, olmadı seçimlerin iptali dahil her türlü melanet beklenmeli. Henüz iktidardayken çıldıranların, gidecekleri ihtimali belirdiği anda ne yapacaklarını kestirmek hayli güç. O nedenle, korkunun ecele faydası yok. Her türlü önlemi almaya çalışıp dik durmayı sürdürmek gerekiyor. Günü geldiğinde, ikballeri uğruna bu memleketi iç savaşa bile süreklemekten çekinmeyecek bir güruh var tepemizde sakın unutmayın.

Dün Kadıköy’de anlamlı bir miting vardı. Okullarda ikinci mescidlerin dahi açıldığı, namaz vakitlerinde derslerin boş bırakıldığı bir eğitim düzeni lanetlendi dün. Alevi derneklerinin önderliğinde “Dayanışma ve Birlik“ mitingi düzenlendi. Özellikle eğitmdeki geri gidişe son vermek üzere Eğitim Sen tarafından düzenlenen sivil itaatsizlik eylemine destek verileceği vurgulandı. Bugün ana akım medyada kendine yer bulamayan bu eylemi ben de can-ı gönülden destekliyorum. Ve, 13 Şubat Cuma günü oğlumu okula göndermeyeceğim. Ses getirir mi, bu aymazlar bir anlam çıkarır mı bilemiyorum ama hiç olmazsa bu kadarcık bir tepkiyi gösterdiğim için o gece rahat uyuyacağımı biliyorum. Gelin siz de, 13 Şubat Cuma günü çocuğunuzu okula göndermeyin, gerici eğitim anlayışını protesto ettiğinizi gösterin. Kalın sağlıcakla.

Bir sonraki sayıda buluşuncaya kadar bulunduğunuz yerden bir adım öne çıkın. Sevgiyle…

Cem Özbatur

The following two tabs change content below.
Editör

Editör

Editör

Latest posts by Editör (see all)

  • Türkiyedeki yaşam standartları öyle bir hale geldiki Heryerde kaos olsa İktidar yanlısı medya herşeyin günlük gülistanlık gösterip zaten medyatik olan bir topluma enjekte ediyorlar.Seçimler neolur bilmem ama iktidarın bu şekilde devam etmesi durumunda asıl kaosun yaşanacağı kesindir.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR...

RTE PARTİ

Devamı →