Yüklüyor...
Buradasınız:  Giriş  >  KAHVE MOLASI  >  FİNCANIN İÇİNDEKİLER  >  Okumakta Olduğunuz Yazı

EMEĞE ÖVĞÜ

Yazar:    /  25 Ocak 2016  /  Yorum yok

Yoğun geçen bir tatil sürecinden sonra bastıran kışla beraber etkinliklerin sayısı da azaldı. Artık kapalı mekânlarda yapılan konferanslara ya da sergilere gitmeye başladık. Bu güzel etkinliklerden biri geçen hafta gerçekleşen inovasyon fuarıydı. Yeni icatların sergilendiği salonda çok sayıda güzel çalışmalar vardı. Bunlardan biri robotlardı. Çocukların çalışmaları sonucu, elde edilen robotlar insanlara yardımcı olmak amacıyla tasarlanmıştı.

Öğrencilerin dikkatini çeken bu çalışmalarını saatlerce inceledim. İçlerinden en çok meyve ayrıştırma robotunu beğendim. Küçük kardeşimizin uygulamalı anlatımıyla, meyveleri boyutlarına göre ayırdık. Bu anlamda proje sorumlusu, Erdem Özdemir’i kutluyorum.

Gerçektende ufuk açan, yenilikler barındıran, idealist çalışmalardı bunlar.

Nano teknolojinin anlatıldığı konferanslara dünya çapında isimler çağrılmıştı. Geleceğin çığır açan yeni alanlarından biri olan nano teknolojisi, hem yeni olması hem de birçok alanda kullanılması açısından, iş olarak vazgeçilmez imkânlar sunmaktaydı.

Benimde en yakın arkadaşımın tez konusu olan nano teknolojisi, epeyden beri takip ettiğim konulardan biriydi. Bu konferanslara katılarak, konu hakkında daha yeni bilgiler elde ettim.

Öğrenme hevesini hiç bitirmeyen ben, her konuda bilgi sahibi olmayı sevdiğimden dolayı olacak, konferanslara katılmayı huy haline getirmişimdir. Gittiğim her yerde konu hakkında bilgi alır, sonra da bunu kendi köşemde paylaşırım. Bu şekilde o kadar çok notum oldu ki. Ayrıca konuların çeşitliliğinden olacak, artık bilmediğim şey kalmadı denilebilir.

Yeni gelişen teknolojinin hızına yetişmemin ne kadar zor olduğunu bildiğim halde bunu yakalamaya çalışıyor, yetersiz olduğum konuları da kitaplardan, videolardan destek alarak tamamlamaya çalışıyorum. Tam oluyor mu? “Hayır” ama ben elimden geleni yapıyorum. Bunu diğer akademisyen ve eğitmen arkadaşlara da tavsiye ederim.

Konferanslardan sonra yukarı kattaki otomobillerin olduğu alana geçtim. Burada lisans öğrencileri üniversitelerini temsilen, misafirlere açıklamalarda bulunuyorlardı. Bunlardan en ilginci, İstanbul Üniversitesi’nin yaptığı otomobildi. Yarış arabası tarzında planlanan araç, 300 kg ağırlığında ve beyaz renkteydi.

İstanbul’dan Ankara’ya 6 saat 10 dakika da gitmiş ve bu yolcuğunun maliyeti 7.2 lira olmuştu, ayrıca araç TÜBİTAK enerjili araç şampiyonuydu.

Bir AR-GE çalışması olan MİLAT 1453 Ekibini ve bu ekipte faal olarak çalışan öğrencileri ve akademisyen arkadaşları kutluyorum.

İnovasyon fuarından sonra moralim yükseldi. Gençlerin azmini görüp daha bir mutlu oldum. Sonra kendi kendime; “Bir Aziz Sancar daha neden çıkmasın?” dedim.

Neslihan Minel

The following two tabs change content below.
Neslihan Minel

Neslihan Minel

Neslihan Minel

Latest posts by Neslihan Minel (see all)

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR...

RTE PARTİ

Devamı →