Yüklüyor...
Buradasınız:  Giriş  >  KAHVE MOLASI  >  EDİTÖRDEN  >  Okumakta Olduğunuz Yazı

Dolar mı çıkıyor? Hadi canım sizde!..

Yazar:    /  06 Mart 2015  /  Yorum yok

Kaç, kaç ta nereye kadar birader!? Zaten sağır olan kulağını iyice tıka, bakma, görme, görmemezlikten gel, tamam da hepsi oraya kadar. Yaşamsal fonksiyonlarımıza söz geçirmek ne mümkün. İlla görüyor, illa duyuyor mendeburlar. Yeni iş SIFIR, tahsilat SIFIR, satış SIFIR, ama edepsizlik, hayasızlık, iş bilmezlik ibadullah. Tutabilirsen tut herifin ağzını, konuştukça batıyor, battıkça konuşuyor. Görgüsüzlük, cahillik, bencillik, kibir, yalan, dolan, cukkalama hepsi tek elde toplanmış. Neyse bunlar bildiğiniz şeyler, tekrara gerek yok.

Eyy, ümmet-i müslimin, işler fena. Hani o sırat köprüsü var ya, aha işte o, tam burada, Avrupa ile Asya arasında gerili. Milletçe ip gibi dizilmiş yürüyoruz üstünde. En önde de Cennet’ten tapu aldıklarını iddia eden bezirganlar. Teker teker değil, yumak olmuş hep birlikte geçmeye çalışıyorlar. Bilmiyorlar ki, o köprünün de istihap haddi var, bilmiyorlar ki zorlarsanız hepten kopacak. Kopunca milletçe cumburlop gayya kuyusundayız, kurtuluş yok. Cehennem burada anam, ahirette arama, tam burada, Avrupa ile Asya’nın tam orta yerinde. Ya bu yumağa yapışıp hep beraber ateşlere düşeceğiz ya da aklımızı başımıza alıp yumağı çözeceğiz. Aksi halde gittiğimiz yol, yol değil.

Eyy ahali duyduk duymadık demeyin, bir densizin peşinde helak olup gitmeyin. Ses verin, çığlık atın, olmadı oy atın bu sefaletten kendinizi kurtarın. Üzümün çöpü, elmanın kurdu, mısırın koçanı derken ayvanın boğanını yemeyin. Kendinizden geçtiyseniz, evlatlarınızdan geçmeyin. Paraleldi, yamuktu, üçgendi diye önünüze konanın sadece bir illüzyon, göz boyama olduğunu hatırınızdan çıkarmayın. Haziran’a az kaldı, topla tüfekle değil sandıkla gideceklerine göre, domdom etkisindeki oy kurşunlarınızı heba etmeyin.“Böyle muhalefet mi olur?” “Alternatif mi var=?” “Çalıyorlar ama yapıyorlar da!..” “Ama adam iyi bağırıyor!” “Bunun da sesi hiç çıkmıyor!” gidi safsatalarla kendinizi avutmayın. Bunların dışında kime oy verirseniz verin, o yumaktan birini daha çekip alacağınızı aklınızın bir köşesinde her zaman tutun.

“Barış Süreci” “İç Güvenlik Yasası” “Kadına Şiddet” ve daha pekçok konu var gündemde ama şu an için esas konu doların önlenemez yükselişi. Direkt midemizle, yaşamsal fonksiyonlarımızla ilgili bu problem. Dolarla kazanıp lirayla yiyenler bile rahatsız olmalı bu durumdan. Önünü göremeyen yatırımcının, üreticinin (kaldıysa tabi), esnafın, sanatkarın, riske girmek yerine beklemeyi tercih etmesi, yaşanan ve yaşanması kuvvetle muhtemel büyük krizin sebebi.

İş bilmez büyüklerin çizdiği tabloda suçlu olarak gösterilen sözde dış mihrakı en iyi özetleyen yazıyı bugün okudum. Doların yükselişini “Anneye anlatır” gibi özetleyen bu yazıyı Ekşi Sözlük’te “apartheidrejimindebirzenci” rumuzlu yazar kaleme almış. Gıyabında izniyle sizlerinde okuması için buraya alıyorum. Kalın sağlıcakla, kalabilirseniz.

dolar neden yükselir neden düşer

şimdi bu dolar dediğimiz amerikan parası, abd merkez bankası (fed) tarafından basılan bir ödeme aracı. dünyada ne kadar dolar olacağına fed karar verir. nasıl bizim merkez bankamızın belirli hedefleri ve misyonları varsa (fiyat istikrarı en önceliklisi) fed’in de kendi öncelikleri ve tutturmak istedikleri hedefler var.

şimdi bu fed, kriz zamanlarında piyasayı canlandırmak için, işsizliği azaltmak ve büyümeyi sağlamak için bir karar aldı. dedi ki, alın size dolar, ama faize de koymayın, faizleri de düşürdüm dedi (0 ila 0.25), gidin bu parayı harcayın, yatırım yapın, paradan para kazanın dedi. bunları yaparken de hem büyürüz hem de yatırımlarda o kadar insan çalışacak işsizlik azalacak gibi bir plan yaptı. dolayısıyla, yıllarca piyasaya ucuzdan dolar saldı.

peki bu dolarlar nerelere gitti? altına gitti, kendi iç piyasasına gitti, başka ülkelere gitti, başka ülkelerin borsalarına girdi. bu başka ülkeler kimlerdi? yabancı yatırımcıya ihtiyaç duyan ülkeler, gelişmekte olan ülkeler. türkiye gibi ülkeler. bu para yağdı türkiyeye. ucuzdan dolar oh mis. yabancı elinde dolarla geldi türkiyeye, bozdurdu dolarını, tl ile borsaya girdi, tlden faize koydu falan fistan.

peki yıllarca süren bu dolar sağanağında bizim ne yapmamız gerekiyordu ve ne yaptık?

biz bu likiditeyi bulduğumuzda yapmamız gereken şey yapısal bir takım iyileştirmeler ve uzun vadede bize para kazandıracak teknolojik gelişmeler ve know-how barındıran yatırımlar yapmalıydık. boylece piyasada para kalmayınca da ürettiğimiz katma değerli ürünleri satabilir, ülkeyi büyütebilir ve orta gelir tuzağından sıyrılabilirdik. eğitime bilime teknolojiye yatırım yapsa idik, bir güney kore gibi teknoloji üreten firmalarımız, ne bileyim hindistan gibi uzay araştırmaları gerçekleştirecek bilimsel altyapımız falan olabilirdi.

ne yaptık bunları yapmadık da? ev yaptık. gökdelen diktik. harcadık. dolarları gömdük inşaata gömdük lüks araçlara gömdük iphone 6 lara. lan bu ucuz likiditenin bir sonu olabilir diye düşünmedik hiç..

yıllar geçti ve 2013’e geldik.. fed yeni bir açıklama yaptı. dedi ki, artık ucuz para devri bitti. iyi kötü yıllarca saçtığım paralarla ekonomi biraz düzeldi. artık daha fazla para saçarsam bu sefer balonlar oluşur. doları hakettiği seviyeye yükselteceğim, faizleri artıracağım dolayısıyla yine tasarruf oranı artsın istedi. bu kararı neden aldı? çünkü 1) balonlar oluşabilirdi engellemek istiyor, 2) tasarruf oranları artmalı sermaye toparlanmalı. 3) fedin bütçesi trilyonlarca dolar oldu bunun bir sonu olmalı.

sonuçta gezi eylemlerinden hemen öncesinde, tahvil alım programı adı verilen ucuz para saçma politikasını durduracağını açıkladı. bu bizim için ilk şok oldu. insanlar bu karara hemen tepki verdiler ve dolar yükselmeye başladı. bu duruma hemen müdahale edemediler bizim merkez bankamız. sonrasındaki süreçte siyasi gerginliklerle beraber beklentiler o kadar değişti ki dolar 2 liranın üzerini gördü. bizim merkez bankası da el mahkum doları düşürmek için faizleri 4-5 puan artırmak zorunda kaldı.

faiz neden kötüdür? aslında faiz kötü değildir, ayarında faiz, enflasyona uyumlu faiz iyidir. çünkü sermaye toplanır. toplanan sermaye ile yatırım yapılabilir. faiz bu açıdan iyidir. ama olmaması gereken ve el mahkum istemeden yaptığın faiz artırımı kötü bir durumdur çünkü faiz yüksek olursa insanlar borç almak istemezler. borç almayınca da yatırım yapmazlar. yatırım yapmazlarsa her sene işgücüne katılan insanlar işsiz kalır. ya da mesela ev mev satın almamaya başlarlar. eldeki evler falan elde patlar. tayyibin şu an faiz indir diye yırtınmasının sebebi budur. amma kazın ayağı öyle değil işte. tayyibin dediği gibi kolay olaydı bütün dünya faizleri kaldıralım mis gibi yaşayalım küresel ekonomi coşsun di mi ne güzel lan hayat? tayyip rüya görüyor. gösteriyorlar.

sonuç olarak, fed en sonunda bu faizleri, yukarda anlattığım sebeplerden ötürü artıracağını ifade etti. bu durumda neler oluyor bak:

– yıllarca ucuz dolara alışmış ekonomiden yabancı elini çekmeye başlıyor. yani yabancı diyor ki, benim güvenilir merkez bankam da artık bana faiz vermeye başlayacak. dandik türkiyede ne işim var lan artık benim diyor. giderken dolarlarını alıyor ve içeride dolar azalıyor.

– senin dolar türünde bir ton borcun var. o iphoneları alırken o range roverları alırken hayat çok güzeldi di mi? ucuz ucuz nasıl olsa öderim diye aldın doları bastın yine yabancı şirketlere. sahip olmadığın bir zenginliği öne aldın, önceden yaşadın. bu borç ödenecek illa ki. ve dolar da azaldı piyasada. ne yapacan? daha fazla tl vereceksin ki az olan dolardan elde edebilesin.

– eğer teknolojik gelişmeler yapmış olsan, know-how değeri olan ürünlerin olsaydı onları satar yine dolar bulurdun ama parayla yaptığın betonları kimse almak istemiyor. güney kore gibi cep telefonu tablet gibi bişey üretebilseydin satar yolunu bulurdun şimdi ne yapacan?

– bir de o kadar safsın ki, bu sahte zenginliği kendinden bildin. benim süper yeteneklerim ekonomiyi uçurdu zannediyorsun. ve halkımız da 90% embesil olduğu için büyük çoğunluk buna inanıyor. tayyip sayesinde oldu zannediyor yaşadığı sahte zenginliği. şimdi işler değişince de mal gibi apışıp kaldı öyle. saçmalamaya başladın. kalan bir avuç yabancı vardı, onları da ürkütüyorsun. adamlar kuyruklarını kıçlarına alarak kaçıyorlar ülkeden lan ne işimiz var bizim bu sirkte diyerek.

sonuç olarak, doların şu sıralar değerlenmesinin temel sebebi bunlar. eklemeler yapılabilir ya da bir hata yanlış varsa uyarın düzelteyim.

ekleme: petrolün yükselişiyle türkiyeye giren ve düşüşüyle türkiyeden çıkan bir arap sermayesi mevcut. ve bir de yolsuzluğun yarattığı etki var, yolsuzluk iddiaları bile güveni sarsıp doların yükselmesine yol açıyor. bunlara şeffaflığımız, ekonomik özgürlüklerde geldiğimiz nokta vs gibi sosyal / siyasal riskleri de ekleyebiliriz. hepsinde de daha kötü yerlere gidiyoruz.”

Bir sonraki sayıda buluşuncaya kadar bulunduğunuz yerden bir adım öne çıkın. Sevgiyle…

Cem Özbatur

The following two tabs change content below.
Editör

Editör

Editör

Latest posts by Editör (see all)

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR...

RTE PARTİ

Devamı →