FİNCANIN İÇİNDEKİLER Tüm Yazılar →

KORKAK -7 (SON)
(Seyfullah Çalışkan)

seyfullahcaliskan

Yazar:   1 hafta önce yazdı.

Ertesi sabah evdekiler gibi gün ağarırken uyandım. Sahanda yumurtalı, çökelekli bir kahvaltı yaptım. Gölge gibi Salih’i takip ediyordum. Önce “senin ne zorun var. Git yat, keyfine bak,” dediler. Aldırmadım. Bir işe yaramam lazım. Nasıl ekmeğe ortaksam günlük işleyişin de bir parçası olmalıydım. Bunu çekinmeden sofrada onlara anlattım. Gönülsüz de olsa sen bilirsin dediler.

Devamı →

REQUİEM
(Hamdi Topçuoğlu)

htopcuoglu

Yazar:   1 hafta önce yazdı.

“Macbeth öldürür kıralı. Ve eyleminin ağırlığı altında bundan böyle uykunun kendisine haram olduğunu anlar ve şu dizeleri dillendirir:
“Bir ses duyar gibi oldum:
Kimseler uyumasın artık Macbeth uykuyu öldürdü!

Devamı →

MELEK Mİ OLALIM?
(Erhan Tığlı)

etigli

Yazar:   1 hafta önce yazdı.

Halk arasında “melek” ya da “melek gibi adam” denildiği zaman etliye sütlüye karışmayan, suya sabuna dokunmayan kişi anlaşılır. Böyleleri gördükleri aksak eksik yanları, kötülükleri, çirkinlikleri görmezlikten gelirler. Herkesle iyi geçinirler, kimseyi rahatsız etmezler, eleştirmezler.

Devamı →

Batı Emperyalizmi Karşısında Ke...
(Alkım Saygın)

alkimsaygin

Yazar:   1 hafta önce yazdı.

“Türk yurdu, Kurtuluş Savaşı öncesi Batının emperyalist ordularınca işgâl edildi. Bu dönemde Türk milleti, medeniyet ve insanlık adına utanç verici zulümle karşılaştı. Bu işgâl orduları İngilizdi, Fransızdı, Yunandı; unutmadık bunları…” [1] Böyle demişti Uğur Mumcu; fakat, Türkiye Cumhuriyeti’nin Kemalist gelişim çizgisinden saptığının da farkındaydı ve Kemalizm’i yeni bir sivil toplum örgütlenmesi mârifetiyle iktidâra taşıma arzusundaydı.

Devamı →

Garbiyatçılık: Aydınlanma ve B...
(Alkım Saygın)

alkimsaygin

Yazar:   1 hafta önce yazdı.

Bugüne kadarki analizler, Batının şiddet olaylarıyla ilişkili olarak bütünlüklü bir kültürel eleştirisini yapmayı reddetti; bu tür bir ilişki kurulmak istendiğinde ise Batıda gelişen ve sömürgeciliğin zeminini meşrû kılmak için kullanılan kaba bilimsel rasyonalizm kavramından uzak bir şekilde yanlış ve gayrı meşrû bir tutum takınıldı; bu analizler, târihsel ve kavramsal koşullar arasında ilişki kuran bağı göstermeye çalıştı.

Devamı →

KORKAK -6
(Seyfullah Çalışkan)

seyfullahcaliskan

Yazar:   2 hafta önce yazdı.

Salih’in üç çocuğu vardı. İlki kız, ortanca erkek ve en küçükleri yeniden kız. Bir de yaşlı anne, babası. Meraklı gözlerle ama sıcacık karşıladılar bizi. Hemen bir yorgunluk çayı koydular. Yorgun olan her kimse artık… Pazar minibüsle köyden on dakika, çarşı adımlamaya kalksan en fazla iki yüz adım… Oturup soluklandıktan sonra aklım başıma geldi. Bu çocuklara bir şeyler almalıydım.

Devamı →

ERGUVANLAR HEP ÇİÇEK AÇAR
(Hamdi Topçuoğlu)

htopcuoglu

Yazar:   2 hafta önce yazdı.

“Macbeth öldürür kıralı. Ve eyleminin ağırlığı altında bundan böyle uykunun kendisine haram olduğunu anlar ve şu dizeleri dillendirir:
“Bir ses duyar gibi oldum:
Kimseler uyumasın artık Macbeth uykuyu öldürdü!

Devamı →

YENİ YIL, RİTÜELLER, KRALLAR VE ...
(Buket Çetin)

buketcetin

Yazar:   2 hafta önce yazdı.

Anadolunun kadim geleneklerinden birinde ise dudak uçuklatan bir ritüel vardır. Kral her yıl ruhunun temizliğini halka kanıtlamak için nehir suyunda yıkanır. Tüm halkın gözleri önünde nehir suyuna giren kral, eğer temizse, yani halkına yalan söylememişse, hırsızlık yapmamışsa, adil olmuşsa, haksızlığın önüne geçmişse, o zaman nehirden hiçbir zarar görmeden, tertemiz çıkar.

Devamı →

HÜZZAM ŞARKI KADINLARI
(İlknur Odabaşı)

ilknurodabasi

Yazar:   2 hafta önce yazdı.

Gitmek sonun başlangıcı gibi görülebilir.

Gitmek bir olgudur herkese herşeye göre değişir..Gitme düşüncesi kapsadığında ruhunu yola çıkmışsın demektir. Gitmiş olmak herşeyin düzeleceği anlamına gelmez.

Devamı →

    EDİTÖRDEN Tüm Yazılar →

    Bugün günlerden Uğur Mumcu!..
    (Editör)

    cozbatur

    Yazar:   2 gün önce yazdı.

    Yaşanan kepazelikleri, zıvanadan çıkmış bir güruhun uçurumun kenarındaki son dala tutunmaya çalışmasıyla açıklayabiliyorum ancak. Gelen çatırtılar, o dalın da kırılmak üzere olduğunu fısıldıyor bana, haydi hayırlısı. Ama bugün günlerden Uğur Mumcu. Din uğruna can alanların ilk hamlelerinden birinde katledildi Uğur Mumcu. Öyleyse, bu köşe bugün o yiğit vatan evladının. Katledenleri tekrar tekrar lanetliyor, hatırası önünde saygı ile eğiliyorum.

    Devamı →

    İttire kaktıra ateist yapacaksın...
    (Editör)

    cozbatur

    Yazar:   2 hafta önce yazdı.

    Aklı başında birşeyler yazayım diyorum ama insan da akıl mı bıraktılar. Söylenecek herşeyi söylediler ama nafile. Bizler tuttuğunuz yol, yol değil dedikçe bilendiler, bilendikçe hırçınlaştılar, hırçınlaştıkça vahşileştiler. Artık akılla değil dürtülerle hareket ediyorlar. Öyle hayvani dürtüler de değil üstelik.

    Devamı →

    Patlak Prezervatif
    (Editör)

    cozbatur

    Yazar:   1 ay önce yazdı.

    Tam bir yerden başlayayım diyor, planlar yapıyor, kendimce notlar alıyorum, sonra son bir haber haber geliyor, hop dönüyorum en başa. Gündemi yazmaya başladığınız an gündem dışı kalıyorsunuz, kaçış yok. Mesela sabık bakanların yüce divana sevki için oylama var, hop amcam çıkıyor “Bu ülkede yıllarca bir doğum kontrolü ihaneti yaptılar.” diyebiliyor.

    Devamı →

    Seyahatname – Reykjavik 2
    (Editör)

    cozbatur

    Yazar:   2 ay önce yazdı.

    Nerde kalmıştık? Kaplıca ziyareti. Memleketimizdekilerden epeyce farklı buradakiler. Hani gözünüzde canlandırmanız için, Pamukakale travertenlerinin bir katına Yalova kaplıcalarını ekleyin, derinliğini 1 metre 30 santime çıkarın ve bir futbol sahasının birkaç katı kadar büyütün, alın size “Blue Lagoon” . Bölge, jeotermal enerjinin en yoğun olduğu, birkaç metre kazıyla 200 derecelik suya ulaşılabilen bir yer. Hemen yanında elektrik üreten bir santral olmasına rağmen, su buharından başkaca bir kirlilik yaratmayan santral.

    Devamı →

    Seyahatname – Reykjavik 1
    (Editör)

    cozbatur

    Yazar:   2 ay önce yazdı.

    Yeşili, ormanı, denizi, güneşi kim sevmez? Ama burası farklı. Yeşil; lava denilen yanardağ çıktılarından oluşan yer örtüsünün üzerinde oluşan yosunlar, orman; insan eliyle dikilen yüz tane ağaca verilen isim, deniz; siyah kumsallarıyla buzhane, güneş; şanslıysanız, yılın bu aylarında ufukta soldan doğup sağdan batan bir gece lambası. Tek tek düşündüğünüzde karabasan ama hep birlikte bir doğa harikası.

    Devamı →

    Doymak bilmezler
    (Editör)

    cozbatur

    Yazar:   3 ay önce yazdı.

    Ölümünden 76 yıl sonra, o öldüğünde portakal atomu olmayanların bile ağladığı, önünde saygıyla ama her şeyden önce özlemle eğildiği bir lider Atatürk. Şereften, haysiyetten, gururdan dirhem nasiplenmemiş yöneticilere inat, “Asaletini, zarafetini, bilgeliği… seni özledik.” diyebilen askerin gerçek başkomutanı Atatürk.

    Devamı →

    UTANIYORUM…
    (Editör)

    cozbatur

    Yazar:   3 ay önce yazdı.

    Yarım yüzyılı çoktan geride bırakmış bir vatan evladı olarak, ilk kez, bu toprakları yönetenlerle aynı havayı soluduğım için UTANIYORUM. Evet, farkına varabildiğim tek duygu bu, utanmak. Huyumdur, bir başkasının utancından pay çıkarırım. Asıl utanması gerekenler yerine utanırım, kızarırım.

    Devamı →

    Kabak kabak olalı böyle zulüm…
    (Editör)

    cozbatur

    Yazar:   4 ay önce yazdı.

    Milletçe önce isminde anlaşamıyoruz. Teskere mi tezkere mi? Söylenmek istenilenle söylenen birbirinden farklı gibi dursa da, ikisi de aynı kapıya çıkıyor merak buyurmayın. Doğrusu “Tezkere” malumunuz, “Bir iş için izin verildiğini bildiren resmi kağıt.” diye tanımlamış Türk Dil Kurumu.

    Devamı →

    2014 model 12 Eylül
    (Editör)

    cozbatur

    Yazar:   4 ay önce yazdı.

    İşler yoğun, hamallık çok tamam da, insanın da içinden gelmeli yazmak. Havanda su dövmekten öte gitmeyen laf kalabalıklarına artık tahammül kalmadı. İnsan olmaktan cümleten çıktık, iki dudak arası yuvarlanıp gidiyoruz. Memleketin tepesine musallat olanların yiyip yiyip çıkardıklarına bakmaktan, eşeleyip içinde çöp aramaktan bir hal olduk.

    Devamı →

      Seyfullah Çalışkan Tüm Yazılar →

      KORKAK -7 (SON)
      (Seyfullah Çalışkan)

      seyfullahcaliskan

      Yazar:   1 hafta önce yazdı.

      Ertesi sabah evdekiler gibi gün ağarırken uyandım. Sahanda yumurtalı, çökelekli bir kahvaltı yaptım. Gölge gibi Salih’i takip ediyordum. Önce “senin ne zorun var. Git yat, keyfine bak,” dediler. Aldırmadım. Bir işe yaramam lazım. Nasıl ekmeğe ortaksam günlük işleyişin de bir parçası olmalıydım. Bunu çekinmeden sofrada onlara anlattım. Gönülsüz de olsa sen bilirsin dediler.

      Devamı →

      KORKAK -6
      (Seyfullah Çalışkan)

      seyfullahcaliskan

      Yazar:   2 hafta önce yazdı.

      Salih’in üç çocuğu vardı. İlki kız, ortanca erkek ve en küçükleri yeniden kız. Bir de yaşlı anne, babası. Meraklı gözlerle ama sıcacık karşıladılar bizi. Hemen bir yorgunluk çayı koydular. Yorgun olan her kimse artık… Pazar minibüsle köyden on dakika, çarşı adımlamaya kalksan en fazla iki yüz adım… Oturup soluklandıktan sonra aklım başıma geldi. Bu çocuklara bir şeyler almalıydım.

      Devamı →

      KORKAK -5
      (Seyfullah Çalışkan)

      seyfullahcaliskan

      Yazar:   1 ay önce yazdı.

      Şu anda karım beni eline geçirebilse kesin paralardı. Öfkesi hala kulaklarımda çınlıyordu. Çoktandır içmiyordum ama canım acayip sigara istedi. Meydandaki büfeye doğru yürüdüm. Gişeye parayı uzatıp bir paket sigara istedim. O an tepemde bir kamera olduğunu fark ettim. Sonra etrafıma baktım. Bankalarda, kuyumcularda, lokantalarda, camide, hükümet konağında hatta eczanenin önünde bile kamera vardı. Önüme çıkan ilk konfeksiyona girip geniş kenarları olan bir şapka aldım.

      Devamı →

      KORKAK -4
      (Seyfullah Çalışkan)

      seyfullahcaliskan

      Yazar:   2 ay önce yazdı.

      Şu anda karım beni eline geçirebilse kesin paralardı. Öfkesi hala kulaklarımda çınlıyordu. Çoktandır içmiyordum ama canım acayip sigara istedi. Meydandaki büfeye doğru yürüdüm. Gişeye parayı uzatıp bir paket sigara istedim. O an tepemde bir kamera olduğunu fark ettim. Sonra etrafıma baktım. Bankalarda, kuyumcularda, lokantalarda, camide, hükümet konağında hatta eczanenin önünde bile kamera vardı. Önüme çıkan ilk konfeksiyona girip geniş kenarları olan bir şapka aldım.

      Devamı →

      KORKAK -3
      (Seyfullah Çalışkan)

      seyfullahcaliskan

      Yazar:   2 ay önce yazdı.

      Şimdi nezarettekinden daha çok korkuyordum. Korktukça aklımı bir sürü kötü düşünce üşüşüyordu. Ünye’ye vardığımızda hava yeni aydınlanıyordu. Uykudan yeni uyanmış gözlerini ovuşturan, gerinen, esneyen yolcularla birlikte öylece sokağa dökülüverdik. Otobüs terminali denize elli metre mesafedeydi. Bütün gece uyuyamadım.

      Devamı →

      KORKAK -2
      (Seyfullah Çalışkan)

      seyfullahcaliskan

      Yazar:   3 ay önce yazdı.

      İlk defa nezarete düşüyordum. Her denileni gıkımı bile çıkarmadan polislerin istediği gibi yaptım. Ötekiler çok eziyet çektiler. İfade vermediler dayak yediler. Avukat istediler dayak yediler. Yemek istediler dayak yediler. Orada bütün yollar dayağa, hakarete, aşağılamaya ve küfre çıkıyordu. Polislerden bir tanesi beni çok seviyordu.

      Devamı →

      KORKAK -1
      (Seyfullah Çalışkan)

      seyfullahcaliskan

      Yazar:   3 ay önce yazdı.

      Hiçbir şeyden haberim yoktu. Ne gösteriden, ne mitingden… Güneşli havayı görünce evden kendimi dışarı atıvermiştim. Önce sahile uğradım. Yine oltacılar vardı. Arabasının teybini açmış, ufaktan biralarını götürenler falan.

      Devamı →

      KAÇ TOSUN KAÇ
      (Seyfullah Çalışkan)

      seyfullahcaliskan

      Yazar:   3 ay önce yazdı.

      Bıldırcın mevsiminin yağmurları hiç bitmez. Arada güneş açsa bile aylarca yağar durur. Sonbaharın bolluğu denizin bereketine dönüşür. Hamsi ağlarında Kalkanlar, Palamut ağlarında Kırlangıçlar çıkar. Limanda ki gırgırların, yedek teknelerinin homurtusu gece sabahlara kadar, susmaz.

      Devamı →

      KASABANIN YABANCISI -6 (Son)
      (Seyfullah Çalışkan)

      seyfullahcaliskan

      Yazar:   4 ay önce yazdı.

      Bıldırcın mevsiminin yağmurları hiç bitmez. Arada güneş açsa bile aylarca yağar durur. Sonbaharın bolluğu denizin bereketine dönüşür. Hamsi ağlarında Kalkanlar, Palamut ağlarında Kırlangıçlar çıkar. Limanda ki gırgırların, yedek teknelerinin homurtusu gece sabahlara kadar, susmaz.

      Devamı →

        MİSAFİRLERİMİZ Tüm Yazılar →

        Bizim de kuyruklu yalanlarımız va...
        (Bekir Coşkun)

        EKIR-C1

        Yazar:   2 ay önce yazdı.

        Her türlü kuyruk var…
        Yıldızımız yoktu…
        Ta ki memleketin o günkü başbakanı “Yıldız ülke olduk” diyene kadar…
        On sene önce uydu Rossetta, kuyruklu yıldıza doğru yola çıktığında, bizim kuyruklu yalan da yola çıkmıştı…

        Devamı →

        Sanıyor ki Atatürk öldü…
        (Bekir Coşkun)

        EKIR-C1

        Yazar:   3 ay önce yazdı.

        Dün ayakta anarken “İyi ki ölmüş de kurtulmuşuz” dediklerinden eminim…
        Yanlış işte…

        Devamı →

        ‘Yağma yok!’ Galataport…
        (Mustafa Sönmez)

        galataport

        Yazar:   5 ay önce yazdı.

        Ofer­le­me va­ka­sı­nı ha­tır­la­ya­cak­sı­nız… Ha­ni şu es­ki Ma­li­ye Ba­ka­nı Ke­mal Una­kı­tan dev­rin­de ya­şa­nan… 2005 yı­lı­nın Ey­lül ayın­da dev­le­te ait T. De­niz İş­let­me­le­ri­’nin (TDİ’­nin) bi­na, de­po ve ar­sa­la­rı, 49 yıl­lı­ğı­na ya­pı­lan ilk iha­le so­nu­cun­da İs­ra­il­li işa­da­mı Sa­mi Ofe­r’­e Özel­leş­tir­me İda­re­si­’n­ce ve­ril­miş­ti. An­cak ay­nı yı­lın ara­lık ayın­da da iha­le ‘Da­nış­ta­y’ ta­ra­fın­dan ip­tal edil­miş­ti.
        Se­kiz yıl geç­miş­ti ki ara­dan, ye­ni­den sa­tı­şa ha­zır ha­le ge­ti­ril­di ve 2013 Tem­mu­z’­un­da, ha­ni şu Ge­zi is­ya­nı­nın pat­la­dı­ğı ve he­nüz so­ğu­ma­dı­ğı gün­ler­de ye­ni­den iha­le­ye çı­ka­rıl­dı.

        Devamı →

        Başbakan kim olsun?
        (Yılmaz Özdil)

        yozdil

        Yazar:   5 ay önce yazdı.

        Valla benim içimden geçen isim, Bilal…

        Birincisi, devlette devamlılık esastır, devlet dediğin babadan oğula’dır.

        Devamı →

        İyi güzel de para nerede?
        (Murat Muratoğlu)

        ekonomi_gundemi_h8884

        Yazar:   6 ay önce yazdı.

        Gü­nü kur­tar­ma­ya yö­ne­lik ey­lem­ler si­zin de dik­ka­ti­ni­zi çek­mi­yor mu? Ar­tık ne­re­dey­se unu­nu ele­miş ele­ği­ni as­mak üze­re olan Baş­ba­kan Yar­dım­cı­sı Ali Ba­ba­ca­n’­ın, “Borç için 220-230 mil­yar do­lar fi­nans­ma­na ih­ti­yaç va­r” de­me­si hiç mi şüp­he­len­dir­mi­yor?

        Devamı →

        Kol saati de sandıkta olacak…
        (Bekir Coşkun)

        EKIR-C1

        Yazar:   6 ay önce yazdı.

        Bir hafta sonra Türkiye sandığa giderek yakın tarihinin en önemli kararını verecek…
        Bu karar siyasi değildir…
        Ahlakidir…

        Devamı →

        Kadınlara sünnet…
        (Bekir Coşkun)

        EKIR-C1

        Yazar:   6 ay önce yazdı.

        Ramazandır…
        Önce inanmadım…
        Sonra “Niye yapmasınlar?” dedim…
        Kadını sünnet etmeye kalkanlar, kuma gömüp taşlayarak öldürüyorlar da…

        Devamı →

        Allah kabul etsin…
        (Bekir Coşkun)

        EKIR-C1

        Yazar:   7 ay önce yazdı.

        Ramazandır…
        Sofranızdaki zeytin tanelerine iyi bakın…
        O sıcak çorba…
        Kırmızı domatesler…
        Bir dilim ekmeği alıp koklayın ve aynı anda milyonlarca Müslüman’ın dünyanın en zengin kaynakları üzerinde bu gece de aç uyuyacaklarını düşünün…
        Dahası binlercesinin birbirini öldüreceğini bilin…
        Ve sorun:
        “Neden?..”

        Devamı →

        Zerzevat…
        (Bekir Coşkun)

        EKIR-C1

        Yazar:   7 ay önce yazdı.

        Lahana gibisin mesela… Kat kat… İçin gözükmüyor…
        Hangi güçle, hangi örgütle, hangi amaçta, kimlerle, daha nasıl paralellerle iç içe?..

        Devamı →
          • Tarayın, cepten okuyun!