FİNCANIN İÇİNDEKİLER Tüm Yazılar →

KAÇ TOSUN KAÇ
(Seyfullah Çalışkan)

seyfullahcaliskan

Yazar:   1 hafta önce yazdı.

Bıldırcın mevsiminin yağmurları hiç bitmez. Arada güneş açsa bile aylarca yağar durur. Sonbaharın bolluğu denizin bereketine dönüşür. Hamsi ağlarında Kalkanlar, Palamut ağlarında Kırlangıçlar çıkar. Limanda ki gırgırların, yedek teknelerinin homurtusu gece sabahlara kadar, susmaz.

Devamı →

VUR ABALIYA HA!
(Hamdi Topçuoğlu)

htopcuoglu

Yazar:   1 hafta önce yazdı.

AKIL MI NAKİL Mİ?

Dün yolda Basiret Beyle karşılaştım.
– Birlikte yürüyelim, dedi.
Bu kez hemen sorulara başlamadı; ama durmadan bir şeyler mırıldanıyordu:
Pısa, tımss, pırls….
Pısa, pısa,.tımss, pırls…

Devamı →

Edward Said: Şarkiyatçılık ve G...
(Alkım Saygın)

alkimsaygin

Yazar:   1 hafta önce yazdı.

Çinli ve Batılı bilim adamları, artık yakın temas içindedir. Bunların birçoğu, yılda birkaç kez Çin, Hong Kong veya Tayvan’da bir araya gelirler. Hiçbir Batılı bilim adamı, Çince hakkında tam bir bilgisi olmadan veya Çin kültürü ve toplumu hakkında kişisel bakımdan gerçek bir deneyimi olmadan Çin’le ilgili araştırma yapmayı aklından bile geçirmemektedir.

Devamı →

KASABANIN YABANCISI -6 (Son)
(Seyfullah Çalışkan)

seyfullahcaliskan

Yazar:   3 hafta önce yazdı.

Bıldırcın mevsiminin yağmurları hiç bitmez. Arada güneş açsa bile aylarca yağar durur. Sonbaharın bolluğu denizin bereketine dönüşür. Hamsi ağlarında Kalkanlar, Palamut ağlarında Kırlangıçlar çıkar. Limanda ki gırgırların, yedek teknelerinin homurtusu gece sabahlara kadar, susmaz.

Devamı →

BAY BASİRET DÜZGİDER’LE SÖYLE...
(Hamdi Topçuoğlu)

htopcuoglu

Yazar:   3 hafta önce yazdı.

AKIL MI NAKİL Mİ?

Dün yolda Basiret Beyle karşılaştım.
– Birlikte yürüyelim, dedi.
Bu kez hemen sorulara başlamadı; ama durmadan bir şeyler mırıldanıyordu:
Pısa, tımss, pırls….
Pısa, pısa,.tımss, pırls…

Devamı →

ARABADAKİ ÇANTA…
(Buket Çetin)

buketcetin

Yazar:   3 hafta önce yazdı.

Uzun uzun baktı arabaki çantaya. Lacivert bir çantaydı işte. Orada öylece duruyordu. Arabanın içinde lacivert bir çanta. Orta büyüklükte. İçinde eşyalar var besbelli.

Karşısında duran kadın, üzerindeki montunun şapkasını başına geçirdi. Yağmur yağıyordu usul usul, vakit akşamdı.

Devamı →

CİNAYET…
(Erhan Tığlı)

etigli

Yazar:   3 hafta önce yazdı.

Özlem köprü oldu, gözlem su. İçimi kapladı değişik bir coşku. Sonra çoğaldım, aktım. Damarlarıma dek yürüdü koca bir ordu. Bir gürültü, bir uğultu koptu. “Ne var, ne oluyorsun?” demeye kalmadı, içim çağlayan olup konuştu ve susmadı artık bundan böyle. Susmak büyüsü bozulmuştu. Özgürlük, bendini yıkan, engel tanımayan taşkın bir sel olmuştu. Duvarları devirmiş, kelepçeleri çözmüş, zincirleri kopararak zindanları aşmıştı.

Devamı →

GELİN SİZİ EVLENDİRELİM
(Gündüz Badak)

gunduzbadak

Yazar:   3 hafta önce yazdı.

S- Buyurun bakalım

K- Buyuralım bakalım.

S- Hoş geldiniz Bilmem Kim hanım!

K- Hoş bulduk Bilinen Kim hanım!

S- Çok şakacısınız.

Devamı →

Yaşamaya Dair
(Neslihan Minel)

neslihanminel

Yazar:   3 hafta önce yazdı.

Yaşamak şakaya gelmez,
büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
bir sincap gibi mesela,
yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
yani bütün işin gücün yaşamak olacak.
Nâzım Hikmet

Devamı →

    EDİTÖRDEN Tüm Yazılar →

    UTANIYORUM…
    (Editör)

    cozbatur

    Yazar:   5 gün önce yazdı.

    Yarım yüzyılı çoktan geride bırakmış bir vatan evladı olarak, ilk kez, bu toprakları yönetenlerle aynı havayı soluduğım için UTANIYORUM. Evet, farkına varabildiğim tek duygu bu, utanmak. Huyumdur, bir başkasının utancından pay çıkarırım. Asıl utanması gerekenler yerine utanırım, kızarırım.

    Devamı →

    Kabak kabak olalı böyle zulüm…
    (Editör)

    cozbatur

    Yazar:   3 hafta önce yazdı.

    Milletçe önce isminde anlaşamıyoruz. Teskere mi tezkere mi? Söylenmek istenilenle söylenen birbirinden farklı gibi dursa da, ikisi de aynı kapıya çıkıyor merak buyurmayın. Doğrusu “Tezkere” malumunuz, “Bir iş için izin verildiğini bildiren resmi kağıt.” diye tanımlamış Türk Dil Kurumu.

    Devamı →

    2014 model 12 Eylül
    (Editör)

    cozbatur

    Yazar:   1 ay önce yazdı.

    İşler yoğun, hamallık çok tamam da, insanın da içinden gelmeli yazmak. Havanda su dövmekten öte gitmeyen laf kalabalıklarına artık tahammül kalmadı. İnsan olmaktan cümleten çıktık, iki dudak arası yuvarlanıp gidiyoruz. Memleketin tepesine musallat olanların yiyip yiyip çıkardıklarına bakmaktan, eşeleyip içinde çöp aramaktan bir hal olduk.

    Devamı →

    30 Ağustos Zafer Bayramı değerin...
    (Editör)

    cozbatur

    Yazar:   2 ay önce yazdı.

    Ivır zıvır bir sürü şeyle uğraşmaktan yazı yazmaya fırsat bulamadım epeydir. Gün bugündür deyip geçtim klavyenin başına. Neresinden başlayıp, nereye bağlayacağım konusunda hiçbir fikrim olmaksızın basıyorum tuşlara. Çıkacak sesleri ben de merak ediyorum, gelin birlikte dinleyelim.

    Devamı →

    Biz % 1,7 ile kaybettik!..
    (Editör)

    cozbatur

    Yazar:   2 ay önce yazdı.

    Bekliyor muyduk? Evet bekliyorduk. Aklı biraz matematiğe eren her insanın biraz düşündükten sonra varacağı yer burasıydı. Beklemediğimiz katılmayıp “sözde” protesto edenlerin çokluğuydu.

    Devamı →

    SANDIĞA GİDİN VE OY VERİN!
    (Editör)

    cozbatur

    Yazar:   2 ay önce yazdı.

    Adam köprüleri attı. Herşeye kulağını tıkadı, çıkmayı hayal ettiği zirvenin sarhoşluğuyla ipin ucunu hepten kaçırdı. Aklı başında tek laf ettiği yok. Etrafta olan bitenle de ilgili değil. Tek hedefi var; ZİRVEYE ÇIKMAK!

    Devamı →

    “Reis tek başına bir taraft...
    (Editör)

    cozbatur

    Yazar:   3 ay önce yazdı.

    Şurada bir şey kalmadı. Beşinci günde Çankaya sakinini seçmek üzere sandık başına gideceğiz. Ya bu saçmalığı başımıza saranların ekmeğine bal süreceğiz ya da yaradana sığınıp bir ders vereceğiz. Bal sürmek sadece gidip üstüne mührü basmakla olmuyor maalesef. Verilmeyen her oy da hazrete yarıyor, hem de bal börek oluyor.

    Devamı →

    İyi Bayramlar!..
    (Editör)

    cozbatur

    Yazar:   3 ay önce yazdı.

    Epeydir, türlü nedenlerle, yazmaya vakit ayıramadım. Söz olarak içimden geçenleri, yazı olarak dillendiremedim. Oysa malzeme bol. Hani profesyonel yazıcı olsam, havadan para kazanmak işten bile değil. Sabah uyanıyorsun bir terane, öğlen oluyor bir başka.

    Devamı →

    Saray Soytarıları!..
    (Editör)

    cozbatur

    Yazar:   3 ay önce yazdı.

    Türk Dil Kurumu’nun sözlüğüne bakın, “Kamu” karşısınnda aynen şöyle yazıyor; “Halk hizmeti gören devlet organlarının tümü” ya da “Bir ülkedeki halkın bütünü, halk, amme”. Peki, “Kamu Görevlisi” ne ola dediğinizde ise aldığınız cevap;

    Devamı →

      Seyfullah Çalışkan Tüm Yazılar →

      KAÇ TOSUN KAÇ
      (Seyfullah Çalışkan)

      seyfullahcaliskan

      Yazar:   1 hafta önce yazdı.

      Bıldırcın mevsiminin yağmurları hiç bitmez. Arada güneş açsa bile aylarca yağar durur. Sonbaharın bolluğu denizin bereketine dönüşür. Hamsi ağlarında Kalkanlar, Palamut ağlarında Kırlangıçlar çıkar. Limanda ki gırgırların, yedek teknelerinin homurtusu gece sabahlara kadar, susmaz.

      Devamı →

      KASABANIN YABANCISI -6 (Son)
      (Seyfullah Çalışkan)

      seyfullahcaliskan

      Yazar:   3 hafta önce yazdı.

      Bıldırcın mevsiminin yağmurları hiç bitmez. Arada güneş açsa bile aylarca yağar durur. Sonbaharın bolluğu denizin bereketine dönüşür. Hamsi ağlarında Kalkanlar, Palamut ağlarında Kırlangıçlar çıkar. Limanda ki gırgırların, yedek teknelerinin homurtusu gece sabahlara kadar, susmaz.

      Devamı →

      KASABANIN YABANCISI -5
      (Seyfullah Çalışkan)

      seyfullahcaliskan

      Yazar:   1 ay önce yazdı.

      Dayak yiyeceğimiz besbelli ama gidip babama söyledik. İyi zamanına denk geldik. Dövmedi… Ne yapıp edip o rakıyı getireceksiniz,” dedi. Ama baba diye kem küm ettik. Kim dinler? Üstelik para pul da yok. Yeniden denize döndük. Çek kürekleri babam, ha gayret. Neyse ki adamcağız insaflı çıktı. Halimize acıdı. Para falan sormadan yeni bir şişe çıkarıp verdi. Gecenin bir vakti eve döndüğümüzde adım atacak halimiz yoktu. Karnımızın açlığını falan hepten unutmuşuz. Anamın gösterdiği yere yorgunluktan sızıp kalmışız.

      Devamı →

      SILA’NIN ARDINDAN
      (Seyfullah Çalışkan)

      seyfullahcaliskan

      Yazar:   2 ay önce yazdı.

      Karadeniz’de yarısı yaz yarısı kış olan bir Ağustos’un ortalarındaydık. İkindiden beri yağmur yağıyordu. Fındıklıklar, meşeler, gürgenler hüzünlü bir sükûnet içindeydi. Hava henüz serinlememişti. Hayatın tavanındaki lambanın etrafında sinekler, küçük kelebekler, pervaneler uçuşuyordu. Telefonum çaldı.

      Devamı →

      KASABANIN YABANCISI -4
      (Seyfullah Çalışkan)

      seyfullahcaliskan

      Yazar:   2 ay önce yazdı.

      Denize gitmezdi. Deniz kıyısındaki çay bahçelerine de uğramazdı. Ama bazı akşamlar bütün kasabalılar gibi iskeleye kadar yürür sokakta karşılaştığı eski dostlar ve akrabalarla ayaküstü sohbet etmeye bayılırdı. Evden çok çıkmasa bile kasabada olup biten her şeyden haberdardı.

      Devamı →

      KASABANIN YABANCISI -3
      (Seyfullah Çalışkan)

      seyfullahcaliskan

      Yazar:   3 ay önce yazdı.

      Yağmur mu yabancılarla, yabancılar mı yağmurla birlikte gelmişti? Kaldırımlara sarkan incir ağaçları, dökülen elmalar ve karaca erikler ekşi ekşi bir kokuya neden oluyorlardı. Yağmura rağmen hava hiç serinlememişti. İnsan eve hapsolup kalmaktan bir süre sonra bunalıyor, yağmura rağmen sokaklara çıkıyorlardı.gelmişti.

      Devamı →

      KASABANIN YABANCISI -2
      (Seyfullah Çalışkan)

      seyfullahcaliskan

      Yazar:   3 ay önce yazdı.

      Şimdi karalar giymiş, yirmi yıl önce ölen eşinin yasını tutan bir kadın çıkıp, “misafirler uğursuzluk getirdi, Azrailli de alıp gelmişler,”dese ben bile inanırdım. Cenazeler sakin sakin ama neredeyse kesintisiz bir yağmur altında evlerinden alındılar. Sokak birkaç saatliğine suskunlaştı. Akşama doğru iki evden de kuran okuyan hocaların sesleri duyulmaya başladı. Taziye için çok sayıda insan gelmişti.

      Devamı →

      KASABANIN YABANCISI -1
      (Seyfullah Çalışkan)

      seyfullahcaliskan

      Yazar:   3 ay önce yazdı.

      Yirmi saati aşan yolculuk deniz kıyısındaki küçük bir kasabada son bulmuştu. Sabahın ilk ışıklarında otobüs durduğunda kasabalılar henüz uyanmamıştı. Garaj tek katlı ve düz damlı sıralanmış on kadar dükkândan oluşuyordu. Uykuları yarım kalmış yolcular gözlerini ovuşturarak otobüsten indiler.

      Devamı →

      KIRIK DÖKÜK HİKAYELER-4 (Son)
      (Seyfullah Çalışkan)

      seyfullahcaliskan

      Yazar:   3 ay önce yazdı.

      Evlendikten sonra ilk eşimin yardımıyla liseyi bitirdim. Bende polis olmak istiyordum. Sınavlara girdim ama bir türlü kazanamadım. Olmuyordu. Polis kızı olduğum için kolaylık gösteriyorlardı ama kazanamadım gitti. En sonunda yoruldum ve vaz geçtim.

      Devamı →

        MİSAFİRLERİMİZ Tüm Yazılar →

        ‘Yağma yok!’ Galataport…
        (Mustafa Sönmez)

        galataport

        Yazar:   2 ay önce yazdı.

        Ofer­le­me va­ka­sı­nı ha­tır­la­ya­cak­sı­nız… Ha­ni şu es­ki Ma­li­ye Ba­ka­nı Ke­mal Una­kı­tan dev­rin­de ya­şa­nan… 2005 yı­lı­nın Ey­lül ayın­da dev­le­te ait T. De­niz İş­let­me­le­ri­’nin (TDİ’­nin) bi­na, de­po ve ar­sa­la­rı, 49 yıl­lı­ğı­na ya­pı­lan ilk iha­le so­nu­cun­da İs­ra­il­li işa­da­mı Sa­mi Ofe­r’­e Özel­leş­tir­me İda­re­si­’n­ce ve­ril­miş­ti. An­cak ay­nı yı­lın ara­lık ayın­da da iha­le ‘Da­nış­ta­y’ ta­ra­fın­dan ip­tal edil­miş­ti.
        Se­kiz yıl geç­miş­ti ki ara­dan, ye­ni­den sa­tı­şa ha­zır ha­le ge­ti­ril­di ve 2013 Tem­mu­z’­un­da, ha­ni şu Ge­zi is­ya­nı­nın pat­la­dı­ğı ve he­nüz so­ğu­ma­dı­ğı gün­ler­de ye­ni­den iha­le­ye çı­ka­rıl­dı.

        Devamı →

        Başbakan kim olsun?
        (Yılmaz Özdil)

        yozdil

        Yazar:   2 ay önce yazdı.

        Valla benim içimden geçen isim, Bilal…

        Birincisi, devlette devamlılık esastır, devlet dediğin babadan oğula’dır.

        Devamı →

        İyi güzel de para nerede?
        (Murat Muratoğlu)

        ekonomi_gundemi_h8884

        Yazar:   3 ay önce yazdı.

        Gü­nü kur­tar­ma­ya yö­ne­lik ey­lem­ler si­zin de dik­ka­ti­ni­zi çek­mi­yor mu? Ar­tık ne­re­dey­se unu­nu ele­miş ele­ği­ni as­mak üze­re olan Baş­ba­kan Yar­dım­cı­sı Ali Ba­ba­ca­n’­ın, “Borç için 220-230 mil­yar do­lar fi­nans­ma­na ih­ti­yaç va­r” de­me­si hiç mi şüp­he­len­dir­mi­yor?

        Devamı →

        Kol saati de sandıkta olacak…
        (Bekir Coşkun)

        EKIR-C1

        Yazar:   3 ay önce yazdı.

        Bir hafta sonra Türkiye sandığa giderek yakın tarihinin en önemli kararını verecek…
        Bu karar siyasi değildir…
        Ahlakidir…

        Devamı →

        Kadınlara sünnet…
        (Bekir Coşkun)

        EKIR-C1

        Yazar:   3 ay önce yazdı.

        Ramazandır…
        Önce inanmadım…
        Sonra “Niye yapmasınlar?” dedim…
        Kadını sünnet etmeye kalkanlar, kuma gömüp taşlayarak öldürüyorlar da…

        Devamı →

        Allah kabul etsin…
        (Bekir Coşkun)

        EKIR-C1

        Yazar:   4 ay önce yazdı.

        Ramazandır…
        Sofranızdaki zeytin tanelerine iyi bakın…
        O sıcak çorba…
        Kırmızı domatesler…
        Bir dilim ekmeği alıp koklayın ve aynı anda milyonlarca Müslüman’ın dünyanın en zengin kaynakları üzerinde bu gece de aç uyuyacaklarını düşünün…
        Dahası binlercesinin birbirini öldüreceğini bilin…
        Ve sorun:
        “Neden?..”

        Devamı →

        Zerzevat…
        (Bekir Coşkun)

        EKIR-C1

        Yazar:   4 ay önce yazdı.

        Lahana gibisin mesela… Kat kat… İçin gözükmüyor…
        Hangi güçle, hangi örgütle, hangi amaçta, kimlerle, daha nasıl paralellerle iç içe?..

        Devamı →

        Senin Somali’de ne işin vardı S...
        (Ali Türkşen)

        sadettn2

        Yazar:   5 ay önce yazdı.

        Ben de bütün ülkem gibi ağladım, diye hafiflemeyi hak etmiyorum. Canım yandığı için vicdanımı arıttığımı düşünemem bile.

        Milletvekili olarak başım dik yürüyemem artık. İnsan olarak kaldırsam da başımı… Çıldırmışça yağmalayarak malı, mülkü, toprağı, ağacı; sonsuz ve sınırsız paraya feda ederek insanı, hâlâ sokaklarda gaz sıkanlarla aynı koltukları paylaştığım için hep kambur olacak sırtım…

        Devamı →

        Azalan adam…
        (Bekir Coşkun)

        EKIR-C1

        Yazar:   5 ay önce yazdı.

        Bakmayın siz…
        Çok şeyini kaybetti aslında…
        Azala azala…
        *
        Anayasa Mahkemesi gitti…
        Yüksek yargı gitti…

        Devamı →
          • Tarayın, cepten okuyun!