FİNCANIN İÇİNDEKİLER Tüm Yazılar →

SULU BOYA MANZARALAR -3

seyfullahcaliskan

Yazar:   2 hafta önce

Cumakayalı’nın lahanası ünlüdür derler. Yoldan geçerken tarlalarını gördüm ama özelliği nedir öğrenemedim. Kimisi çok sıkıdır dedi. Kimisi çok ağırdır, top mermisi gibi, dedi. Kimisi ise yemesi güzel… Tam turşuluk, bizim buraların lahanası. Buraların turşusunun üzerine turşu tanımam, diyeni de duymuşluğum vardır. Lahana, turşu, pekmez, keşkek ya da tarhana derdinde değilim. Davar yüzünden husumetleri çok eskiymiş, Ama kimse bu güne kadar gözünü karartıp ne silah çekmiş ne de bıçağa davranmış.

Devamı →

ÖĞRETMEN HALİL SERKAN ÖZ’Ü SAYGIYLA ANARKEN

htopcuoglu

Yazar:   2 hafta önce

Yıl 1925
Öğretmenlerin aylıklarının il bütçesinden ödendiği yıllarda İçel’de öğretmenlere maaşları ödenmez. Öğretmenler Birliği Başkanı, durumu Ankara’ya bildirir. Bakan Mustafa Necati, valiye 24 saatte öğretmenlerin aylıklarını ödemesini, aksi takdirde, o ildeki tüm öğretmenleri başka illere atayacağını bildirir. Vali öğretmenlere aylıklarını derhal öder.

Devamı →

İlknur Kumul ‘dan yaşama dair bir gerçek…

ilknurodabasi

Yazar:   2 hafta önce

Aileye yeni birinin katılması büyük bir sevinçle karşılanır müjdeli haber hemen yayılır isim arayışına geçilir çoğu zaman aile büyüklerinden birinin adı seçilmişse sorun yok kız olursa babaannenin adı, erkek olursa dedenin adı hazırdır .

Devamı →

S.kindirik

idriskenc

Yazar:   2 hafta önce

Karanlikta çekici gelen şeylerin, gün ışığıyla nasıl adileşiyorsa, riyakarlıkta, vicdan ve merhametle ifşa olup mahkum edilebilir.
Nerde, neyin, nasıl konuşulacağı konusunda kendisine hiçbir şey yüklenilmeden büyütülen, sürekli pohpohlanan, tüm ilişkilerini züccaciye dükkanına giren fil misaline döndüren ikiyüzlü bir mutanttı Aylin. Bir anne tarafından tabiri caizse sıçılmış olarak dünyaya gelen… Zavallı bir şey…

Devamı →

Garbiyatçılığın Ötesinde: Emperyal Olmayan Târihsel Coğrafya Kategorilerine Doğru III

alkimsaygin

Yazar:   2 hafta önce

Kendi tarafından Öteki’nin bozulması şeklindeki temsilde, Batı ve Batı dışı toplumlar, radikal farklı varlıklar olarak karşı karşıya getirilir; bu temsile karşı çıkanlar ise Batılı olmayan halklar tarafından, genişleyen ve gâlip gelen Batının bu özelliğiyle çözümlenir.

Devamı →

SULU BOYA MANZARALAR -2

seyfullahcaliskan

Yazar:   1 ay önce

Birtat Lokantası önünde durduğumuzda saat öğleye yaklaşmıştı. Tam öğlen olmamıştı kabul, ama acıkmıştık işte. Ben çorba ile geçiştirmeyi düşünüyordum. Bizimkiler tas kebabı, pilav yemeden hayatta kalkmazlar. Ramazan Usta yüzünden pantolonlarımız belde duramaz oldu. İşin yoksa çek yukarı, dakikası geçmeden nasılsa düşer aşağı.

Devamı →

BİR İNTİHARIN ÇAĞRIŞTIRDIKLARI

htopcuoglu

Yazar:   1 ay önce

Birkaç gün önce gazetelerden İzmit Geçiş Köprüsünün halatlarından birinin koptuğunu öğrenmiştik. Dün akşam köprü inşaatında çalışan mühendislerden 51 yaşındaki Kishi Riyotchi olayın sorumlusu benim diyerek intihar etmiş.

Devamı →

Bir Küçük Fan Meselesi

alyasahin

Yazar:   1 ay önce

Ruhunda bir tutam sihir olan çok insan var bu dünyada. Bunlardan biri Umay Umay’dır mesela. Kitapları çıktığında alıp okumak için beklediğim Umay. Kıyamazdım hemen bitirmeye sayfalarını. Gizli kapaklı sevmek vardır ya. Umay Umay öyledir benim için. Adının yaraşırlığını severim. Hayatın ona verdiği derinliği severim.

Devamı →

O.ospu

idriskenc

Yazar:   1 ay önce

Bir o.ospu önünde sonunda manastıra çekilmeyi düşler, sadece düşler. Her katil olmasada mutlaka mevtanın tabutunu sırtlamayı arzular. Her ikisi de arınmazlar bulandıkları günah çamurundan. Çünkü karekterini değiştirmez düşlemeleri, arzulamalar ve bir anlık tereddütten doğan gülümsemeleri. Deri değiştiren yılan misali. Fıtratları böyledir.

Devamı →

    EDİTÖRDEN Tüm Yazılar →

    Hormonlu aydınlar!…

    cozbatur

    Yazar:   2 hafta önce

    Epeydir yazmıyorum. Elim klavyeye gitmiyor. Ama bakıyorum elinin kalem tuttuğuna inanan herkeste bir afra tafra. Seçim yaklaşıyor ya, gene bir CHP saldırısı, gene mesnetsiz HDP bezirganlığı. Bakınız akp demiyorum ve bundan sonra da demeyeceğim. İndimde tüm saygınlığını yitirmiş tepelerle, akıldan nasibini almamış çukurlarla bir işim yok artık benim.

    Devamı →

    Dolar mı çıkıyor? Hadi canım sizde!..

    cozbatur

    Yazar:   2 ay önce

    Kaç, kaç ta nereye kadar birader!? Zaten sağır olan kulağını iyice tıka, bakma, görme, görmemezlikten gel, tamam da hepsi oraya kadar. Yaşamsal fonksiyonlarımıza söz geçirmek ne mümkün. İlla görüyor, illa duyuyor mendeburlar. Yeni iş SIFIR, tahsilat SIFIR, satış SIFIR, ama edepsizlik, hayasızlık, iş bilmezlik ibadullah. Tutabilirsen tut herifin ağzını, konuştukça batıyor, battıkça konuşuyor. Görgüsüzlük, cahillik, bencillik, kibir, yalan, dolan, cukkalama hepsi tek elde toplanmış. Neyse bunlar bildiğiniz şeyler, tekrara gerek yok.

    Devamı →

    Her şeyin sorumlusu “Çaresizlik!”

    cozbatur

    Yazar:   3 ay önce

    TDK sözlüğünden baktım, “Zıvanadan çıkmak” için çok sinirlenmek, öfkelenmek, aklını yitirmek, çılgın gibi davranmak, denetlenemez duruma gelmek diye yazmış. Yani ben malum şahsiyete zıvanadan çıktı dersem boşuna demiş olmam. Resmi olarak kabul görmüş, her bir açıklamaya da cuk oturmuş.

    Devamı →

    Bugün günlerden Uğur Mumcu!..

    cozbatur

    Yazar:   3 ay önce

    Yaşanan kepazelikleri, zıvanadan çıkmış bir güruhun uçurumun kenarındaki son dala tutunmaya çalışmasıyla açıklayabiliyorum ancak. Gelen çatırtılar, o dalın da kırılmak üzere olduğunu fısıldıyor bana, haydi hayırlısı. Ama bugün günlerden Uğur Mumcu. Din uğruna can alanların ilk hamlelerinden birinde katledildi Uğur Mumcu. Öyleyse, bu köşe bugün o yiğit vatan evladının. Katledenleri tekrar tekrar lanetliyor, hatırası önünde saygı ile eğiliyorum.

    Devamı →

    İttire kaktıra ateist yapacaksınız Allah’ın izniyle!?!

    cozbatur

    Yazar:   4 ay önce

    Aklı başında birşeyler yazayım diyorum ama insan da akıl mı bıraktılar. Söylenecek herşeyi söylediler ama nafile. Bizler tuttuğunuz yol, yol değil dedikçe bilendiler, bilendikçe hırçınlaştılar, hırçınlaştıkça vahşileştiler. Artık akılla değil dürtülerle hareket ediyorlar. Öyle hayvani dürtüler de değil üstelik.

    Devamı →

    Patlak Prezervatif

    cozbatur

    Yazar:   4 ay önce

    Tam bir yerden başlayayım diyor, planlar yapıyor, kendimce notlar alıyorum, sonra son bir haber haber geliyor, hop dönüyorum en başa. Gündemi yazmaya başladığınız an gündem dışı kalıyorsunuz, kaçış yok. Mesela sabık bakanların yüce divana sevki için oylama var, hop amcam çıkıyor “Bu ülkede yıllarca bir doğum kontrolü ihaneti yaptılar.” diyebiliyor.

    Devamı →

    Seyahatname – Reykjavik 2

    cozbatur

    Yazar:   5 ay önce

    Nerde kalmıştık? Kaplıca ziyareti. Memleketimizdekilerden epeyce farklı buradakiler. Hani gözünüzde canlandırmanız için, Pamukakale travertenlerinin bir katına Yalova kaplıcalarını ekleyin, derinliğini 1 metre 30 santime çıkarın ve bir futbol sahasının birkaç katı kadar büyütün, alın size “Blue Lagoon” . Bölge, jeotermal enerjinin en yoğun olduğu, birkaç metre kazıyla 200 derecelik suya ulaşılabilen bir yer. Hemen yanında elektrik üreten bir santral olmasına rağmen, su buharından başkaca bir kirlilik yaratmayan santral.

    Devamı →

    Seyahatname – Reykjavik 1

    cozbatur

    Yazar:   5 ay önce

    Yeşili, ormanı, denizi, güneşi kim sevmez? Ama burası farklı. Yeşil; lava denilen yanardağ çıktılarından oluşan yer örtüsünün üzerinde oluşan yosunlar, orman; insan eliyle dikilen yüz tane ağaca verilen isim, deniz; siyah kumsallarıyla buzhane, güneş; şanslıysanız, yılın bu aylarında ufukta soldan doğup sağdan batan bir gece lambası. Tek tek düşündüğünüzde karabasan ama hep birlikte bir doğa harikası.

    Devamı →

    Doymak bilmezler

    cozbatur

    Yazar:   6 ay önce

    Ölümünden 76 yıl sonra, o öldüğünde portakal atomu olmayanların bile ağladığı, önünde saygıyla ama her şeyden önce özlemle eğildiği bir lider Atatürk. Şereften, haysiyetten, gururdan dirhem nasiplenmemiş yöneticilere inat, “Asaletini, zarafetini, bilgeliği… seni özledik.” diyebilen askerin gerçek başkomutanı Atatürk.

    Devamı →

      Seyfullah Çalışkan Tüm Yazılar →

      SULU BOYA MANZARALAR -3

      seyfullahcaliskan

      Yazar:   2 hafta önce

      Cumakayalı’nın lahanası ünlüdür derler. Yoldan geçerken tarlalarını gördüm ama özelliği nedir öğrenemedim. Kimisi çok sıkıdır dedi. Kimisi çok ağırdır, top mermisi gibi, dedi. Kimisi ise yemesi güzel… Tam turşuluk, bizim buraların lahanası. Buraların turşusunun üzerine turşu tanımam, diyeni de duymuşluğum vardır. Lahana, turşu, pekmez, keşkek ya da tarhana derdinde değilim. Davar yüzünden husumetleri çok eskiymiş, Ama kimse bu güne kadar gözünü karartıp ne silah çekmiş ne de bıçağa davranmış.

      Devamı →

      SULU BOYA MANZARALAR -2

      seyfullahcaliskan

      Yazar:   1 ay önce

      Birtat Lokantası önünde durduğumuzda saat öğleye yaklaşmıştı. Tam öğlen olmamıştı kabul, ama acıkmıştık işte. Ben çorba ile geçiştirmeyi düşünüyordum. Bizimkiler tas kebabı, pilav yemeden hayatta kalkmazlar. Ramazan Usta yüzünden pantolonlarımız belde duramaz oldu. İşin yoksa çek yukarı, dakikası geçmeden nasılsa düşer aşağı.

      Devamı →

      SULU BOYA MANZARALAR -1

      seyfullahcaliskan

      Yazar:   2 ay önce

      – Zincirin ucunu uzattım.
      – Dur gördüm, şimdi tutacağım
      – Ucundaki kelepçeyi zincirin öteki ucana tak.
      – Taktım ama yere değiyor bu.
      – Gerdir o zaman. Gerdirebildiğin kadar çek. Ben de boşluğu alayım.
      – Gergi lastikleri nerede?
      – Oradaki torbanın içindedir.

      Devamı →

      BABAM -2 (SON)

      seyfullahcaliskan

      Yazar:   2 ay önce

      Babamın kocaman elleri yoktu. Geniş omuzları, kaslı bacakları da… Öteki çocukların babalarını da dövemezdi. Ama çok güzel gülerdi. Ve hiç kızmazdı. Patlıcan musakkayı sevmezdi ama hiçbir şeyden de nefret etmezdi. Yaşı altmışı geçince kendi kendine fısıldadığına denk gelmiştim ama deli de sayılmazdı.

      Devamı →

      BABAM -1

      seyfullahcaliskan

      Yazar:   3 ay önce

      Paslanmaz çelikten havuz gibi bir masaya bıraktık. Görevli “giysilerini almak ister misiniz?” diye sordu. İstemediğimizi söyledik. Yavaş yavaş makasla üzerindeki elbiseleri kesti. Yerdeki çöp kovasının içindeki poşete attı. Saçları kısacıktı. Birkaç günlük sakalı vardı. Gözleri hafifçe aralıktı. Gördüğün şey zihnimdeki insanla örtüşmüyordu. Küçüktü, küçücüktü ve gülümsemiyordu. Görevli bize birer naylon eldiven verdi.

      Devamı →

      KORKAK -7 (SON)

      seyfullahcaliskan

      Yazar:   3 ay önce

      Ertesi sabah evdekiler gibi gün ağarırken uyandım. Sahanda yumurtalı, çökelekli bir kahvaltı yaptım. Gölge gibi Salih’i takip ediyordum. Önce “senin ne zorun var. Git yat, keyfine bak,” dediler. Aldırmadım. Bir işe yaramam lazım. Nasıl ekmeğe ortaksam günlük işleyişin de bir parçası olmalıydım. Bunu çekinmeden sofrada onlara anlattım. Gönülsüz de olsa sen bilirsin dediler.

      Devamı →

      KORKAK -6

      seyfullahcaliskan

      Yazar:   4 ay önce

      Salih’in üç çocuğu vardı. İlki kız, ortanca erkek ve en küçükleri yeniden kız. Bir de yaşlı anne, babası. Meraklı gözlerle ama sıcacık karşıladılar bizi. Hemen bir yorgunluk çayı koydular. Yorgun olan her kimse artık… Pazar minibüsle köyden on dakika, çarşı adımlamaya kalksan en fazla iki yüz adım… Oturup soluklandıktan sonra aklım başıma geldi. Bu çocuklara bir şeyler almalıydım.

      Devamı →

      KORKAK -5

      seyfullahcaliskan

      Yazar:   4 ay önce

      Şu anda karım beni eline geçirebilse kesin paralardı. Öfkesi hala kulaklarımda çınlıyordu. Çoktandır içmiyordum ama canım acayip sigara istedi. Meydandaki büfeye doğru yürüdüm. Gişeye parayı uzatıp bir paket sigara istedim. O an tepemde bir kamera olduğunu fark ettim. Sonra etrafıma baktım. Bankalarda, kuyumcularda, lokantalarda, camide, hükümet konağında hatta eczanenin önünde bile kamera vardı. Önüme çıkan ilk konfeksiyona girip geniş kenarları olan bir şapka aldım.

      Devamı →

      KORKAK -4

      seyfullahcaliskan

      Yazar:   5 ay önce

      Şu anda karım beni eline geçirebilse kesin paralardı. Öfkesi hala kulaklarımda çınlıyordu. Çoktandır içmiyordum ama canım acayip sigara istedi. Meydandaki büfeye doğru yürüdüm. Gişeye parayı uzatıp bir paket sigara istedim. O an tepemde bir kamera olduğunu fark ettim. Sonra etrafıma baktım. Bankalarda, kuyumcularda, lokantalarda, camide, hükümet konağında hatta eczanenin önünde bile kamera vardı. Önüme çıkan ilk konfeksiyona girip geniş kenarları olan bir şapka aldım.

      Devamı →

        MİSAFİRLERİMİZ Tüm Yazılar →

        Bizim de kuyruklu yalanlarımız var…

        EKIR-C1

        Yazar:   5 ay önce

        Her türlü kuyruk var…
        Yıldızımız yoktu…
        Ta ki memleketin o günkü başbakanı “Yıldız ülke olduk” diyene kadar…
        On sene önce uydu Rossetta, kuyruklu yıldıza doğru yola çıktığında, bizim kuyruklu yalan da yola çıkmıştı…

        Devamı →

        Sanıyor ki Atatürk öldü…

        EKIR-C1

        Yazar:   6 ay önce

        Dün ayakta anarken “İyi ki ölmüş de kurtulmuşuz” dediklerinden eminim…
        Yanlış işte…

        Devamı →

        ‘Yağma yok!’ Galataport…

        galataport

        Yazar:   8 ay önce

        Ofer­le­me va­ka­sı­nı ha­tır­la­ya­cak­sı­nız… Ha­ni şu es­ki Ma­li­ye Ba­ka­nı Ke­mal Una­kı­tan dev­rin­de ya­şa­nan… 2005 yı­lı­nın Ey­lül ayın­da dev­le­te ait T. De­niz İş­let­me­le­ri­’nin (TDİ’­nin) bi­na, de­po ve ar­sa­la­rı, 49 yıl­lı­ğı­na ya­pı­lan ilk iha­le so­nu­cun­da İs­ra­il­li işa­da­mı Sa­mi Ofe­r’­e Özel­leş­tir­me İda­re­si­’n­ce ve­ril­miş­ti. An­cak ay­nı yı­lın ara­lık ayın­da da iha­le ‘Da­nış­ta­y’ ta­ra­fın­dan ip­tal edil­miş­ti.
        Se­kiz yıl geç­miş­ti ki ara­dan, ye­ni­den sa­tı­şa ha­zır ha­le ge­ti­ril­di ve 2013 Tem­mu­z’­un­da, ha­ni şu Ge­zi is­ya­nı­nın pat­la­dı­ğı ve he­nüz so­ğu­ma­dı­ğı gün­ler­de ye­ni­den iha­le­ye çı­ka­rıl­dı.

        Devamı →

        Başbakan kim olsun?

        yozdil

        Yazar:   8 ay önce

        Valla benim içimden geçen isim, Bilal…

        Birincisi, devlette devamlılık esastır, devlet dediğin babadan oğula’dır.

        Devamı →

        İyi güzel de para nerede?

        ekonomi_gundemi_h8884

        Yazar:   9 ay önce

        Gü­nü kur­tar­ma­ya yö­ne­lik ey­lem­ler si­zin de dik­ka­ti­ni­zi çek­mi­yor mu? Ar­tık ne­re­dey­se unu­nu ele­miş ele­ği­ni as­mak üze­re olan Baş­ba­kan Yar­dım­cı­sı Ali Ba­ba­ca­n’­ın, “Borç için 220-230 mil­yar do­lar fi­nans­ma­na ih­ti­yaç va­r” de­me­si hiç mi şüp­he­len­dir­mi­yor?

        Devamı →

        Kol saati de sandıkta olacak…

        EKIR-C1

        Yazar:   9 ay önce

        Bir hafta sonra Türkiye sandığa giderek yakın tarihinin en önemli kararını verecek…
        Bu karar siyasi değildir…
        Ahlakidir…

        Devamı →

        Kadınlara sünnet…

        EKIR-C1

        Yazar:   9 ay önce

        Ramazandır…
        Önce inanmadım…
        Sonra “Niye yapmasınlar?” dedim…
        Kadını sünnet etmeye kalkanlar, kuma gömüp taşlayarak öldürüyorlar da…

        Devamı →

        Allah kabul etsin…

        EKIR-C1

        Yazar:   10 ay önce

        Ramazandır…
        Sofranızdaki zeytin tanelerine iyi bakın…
        O sıcak çorba…
        Kırmızı domatesler…
        Bir dilim ekmeği alıp koklayın ve aynı anda milyonlarca Müslüman’ın dünyanın en zengin kaynakları üzerinde bu gece de aç uyuyacaklarını düşünün…
        Dahası binlercesinin birbirini öldüreceğini bilin…
        Ve sorun:
        “Neden?..”

        Devamı →

        Zerzevat…

        EKIR-C1

        Yazar:   10 ay önce

        Lahana gibisin mesela… Kat kat… İçin gözükmüyor…
        Hangi güçle, hangi örgütle, hangi amaçta, kimlerle, daha nasıl paralellerle iç içe?..

        Devamı →
          • Tarayın, cepten okuyun!