FİNCANIN İÇİNDEKİLER Tüm Yazılar →

KORKAK -3
(Seyfullah Çalışkan)

seyfullahcaliskan

Yazar:   17 saat önce yazdı.

Şimdi nezarettekinden daha çok korkuyordum. Korktukça aklımı bir sürü kötü düşünce üşüşüyordu. Ünye’ye vardığımızda hava yeni aydınlanıyordu. Uykudan yeni uyanmış gözlerini ovuşturan, gerinen, esneyen yolcularla birlikte öylece sokağa dökülüverdik. Otobüs terminali denize elli metre mesafedeydi. Bütün gece uyuyamadım.

Devamı →

TORDAKİ KELEBEKLER
(Hamdi Topçuoğlu)

htopcuoglu

Yazar:   17 saat önce yazdı.

İki üç günlük bir yağmurun ardından güneşli bir güne daha uyanıyor İzmir. Ne var ki falcı kadının baklaları gibi yamaçlara atılıvermiş gecekondulardan yükselen kömür kokularına hâlâ tutsak. Alerjiler, astımlar uyanmadan çekip gitmeli buralardan. Şimdi Bodrum pırıl pırıldır; varıp Bodrum’un tadını çıkarmalı.

Devamı →

BİR ÇARE VAR
(Nurten Demirel)

nurtendemirel

Yazar:   18 saat önce yazdı.

-Ee, anlat bakalım Safinur, nasıl gidiyor?

-Ne olsun Ayşen hanım aynı işte, değişen bir şey yok. Okul başladı…

-Aa, erken başlamış, üniversiteler ekimde başlamıyor mu?

Devamı →

Limon ağacım
(Banu Özgüç)

banuozguc

Yazar:   18 saat önce yazdı.

Ben küçüktüm ve annem babam ayrılmıştı. Anne baba evinden bir yadigar bile kalmamıştı. Darmadağın olmuştu ailemiz. Aile bireyleri kendilerini dar bir yerlere atmıştı. Sonrası bilindik hikaye yaşam mücadelesi..

Devamı →

EŞEĞİN KABAHATİ
(Erhan Tığlı)

etigli

Yazar:   18 saat önce yazdı.

Önce şu haberi bir okuyalım bakalım:

“Turgutlu Çiftçi Malları Koruma Başkanlığı, uyurken yakalanan bekçiyi cezalandırdı.” Cezası neymiş biliyor musunuz? “Motosiklet yerine eşeğe binerek devriye gezme cezası…”

Devamı →

Garbiyatçılık: Aydınlanma ve B...
(Alkım Saygın)

alkimsaygin

Yazar:   18 saat önce yazdı.

Modernite olarak târif edebileceğimiz bir döneme az ya da çok âit olan bizler için entelektüel bir çaba olarak kendimizi anlamada Aydınlanma’nın ideolojileri ve düşünce mîrâsı hakkında son birkaç on yıl içinde pek çok alanda yapılan ayrıntılı tartışmaları serimlemek zor değildir. Üstelik bu çaba, dînî düşüncelerden ziyâde komünist düşünceleri hedef alan Soğuk Savaş’ın yeni bir türü ortaya çıktığında, daha da önem kazanır.

Devamı →

KORKAK -2
(Seyfullah Çalışkan)

seyfullahcaliskan

Yazar:   3 hafta önce yazdı.

İlk defa nezarete düşüyordum. Her denileni gıkımı bile çıkarmadan polislerin istediği gibi yaptım. Ötekiler çok eziyet çektiler. İfade vermediler dayak yediler. Avukat istediler dayak yediler. Yemek istediler dayak yediler. Orada bütün yollar dayağa, hakarete, aşağılamaya ve küfre çıkıyordu. Polislerden bir tanesi beni çok seviyordu.

Devamı →

ZEYBEK
(Hamdi Topçuoğlu)

htopcuoglu

Yazar:   3 hafta önce yazdı.

SENİ SAYGIYLA ANIYORUZ. IŞIĞIN ALNIMIZDA. BUGÜN DATÇA’DA KADINLARIMIZIN COŞKUSUNU GÖRÜNCE SANA LAYIK OLMAK İÇİN DAHA ÇOK ÇALIŞMAMIZ GEREKTİĞİNİ BİR KEZ DAHA ANLADIM.

Devamı →

YAZMAYA YAZMAYA ELLERİM ÜŞÜDÜ ...
(Suna Keleşoğlu)

sunak

Yazar:   3 hafta önce yazdı.

Günaydın,
Birazdan yazıya karışacağım. Kelimeler ve düşünceler beni çağırıyor, lakin tembelliğe ve kolaycılığa bulaşmış parmaklar hikayeye inatla karşılar. Sosyal medyanın kısıtlı karakterlerine öylesine kapılmış ki bünye, 140 karakterle öykü anlatacak, bir fotoğraf karesine bir film sığdırmayı bile düşünecek cüretkarlığından utanç duyuyor. Evet aylardır , hatta belki de bir kaç yıldır kurşun kalem kokusu da burnumda tütmüyor.

Devamı →

    EDİTÖRDEN Tüm Yazılar →

    Doymak bilmezler
    (Editör)

    cozbatur

    Yazar:   3 hafta önce yazdı.

    Ölümünden 76 yıl sonra, o öldüğünde portakal atomu olmayanların bile ağladığı, önünde saygıyla ama her şeyden önce özlemle eğildiği bir lider Atatürk. Şereften, haysiyetten, gururdan dirhem nasiplenmemiş yöneticilere inat, “Asaletini, zarafetini, bilgeliği… seni özledik.” diyebilen askerin gerçek başkomutanı Atatürk.

    Devamı →

    UTANIYORUM…
    (Editör)

    cozbatur

    Yazar:   1 ay önce yazdı.

    Yarım yüzyılı çoktan geride bırakmış bir vatan evladı olarak, ilk kez, bu toprakları yönetenlerle aynı havayı soluduğım için UTANIYORUM. Evet, farkına varabildiğim tek duygu bu, utanmak. Huyumdur, bir başkasının utancından pay çıkarırım. Asıl utanması gerekenler yerine utanırım, kızarırım.

    Devamı →

    Kabak kabak olalı böyle zulüm…
    (Editör)

    cozbatur

    Yazar:   2 ay önce yazdı.

    Milletçe önce isminde anlaşamıyoruz. Teskere mi tezkere mi? Söylenmek istenilenle söylenen birbirinden farklı gibi dursa da, ikisi de aynı kapıya çıkıyor merak buyurmayın. Doğrusu “Tezkere” malumunuz, “Bir iş için izin verildiğini bildiren resmi kağıt.” diye tanımlamış Türk Dil Kurumu.

    Devamı →

    2014 model 12 Eylül
    (Editör)

    cozbatur

    Yazar:   2 ay önce yazdı.

    İşler yoğun, hamallık çok tamam da, insanın da içinden gelmeli yazmak. Havanda su dövmekten öte gitmeyen laf kalabalıklarına artık tahammül kalmadı. İnsan olmaktan cümleten çıktık, iki dudak arası yuvarlanıp gidiyoruz. Memleketin tepesine musallat olanların yiyip yiyip çıkardıklarına bakmaktan, eşeleyip içinde çöp aramaktan bir hal olduk.

    Devamı →

    30 Ağustos Zafer Bayramı değerin...
    (Editör)

    cozbatur

    Yazar:   3 ay önce yazdı.

    Ivır zıvır bir sürü şeyle uğraşmaktan yazı yazmaya fırsat bulamadım epeydir. Gün bugündür deyip geçtim klavyenin başına. Neresinden başlayıp, nereye bağlayacağım konusunda hiçbir fikrim olmaksızın basıyorum tuşlara. Çıkacak sesleri ben de merak ediyorum, gelin birlikte dinleyelim.

    Devamı →

    Biz % 1,7 ile kaybettik!..
    (Editör)

    cozbatur

    Yazar:   3 ay önce yazdı.

    Bekliyor muyduk? Evet bekliyorduk. Aklı biraz matematiğe eren her insanın biraz düşündükten sonra varacağı yer burasıydı. Beklemediğimiz katılmayıp “sözde” protesto edenlerin çokluğuydu.

    Devamı →

    SANDIĞA GİDİN VE OY VERİN!
    (Editör)

    cozbatur

    Yazar:   4 ay önce yazdı.

    Adam köprüleri attı. Herşeye kulağını tıkadı, çıkmayı hayal ettiği zirvenin sarhoşluğuyla ipin ucunu hepten kaçırdı. Aklı başında tek laf ettiği yok. Etrafta olan bitenle de ilgili değil. Tek hedefi var; ZİRVEYE ÇIKMAK!

    Devamı →

    “Reis tek başına bir taraft...
    (Editör)

    cozbatur

    Yazar:   4 ay önce yazdı.

    Şurada bir şey kalmadı. Beşinci günde Çankaya sakinini seçmek üzere sandık başına gideceğiz. Ya bu saçmalığı başımıza saranların ekmeğine bal süreceğiz ya da yaradana sığınıp bir ders vereceğiz. Bal sürmek sadece gidip üstüne mührü basmakla olmuyor maalesef. Verilmeyen her oy da hazrete yarıyor, hem de bal börek oluyor.

    Devamı →

    İyi Bayramlar!..
    (Editör)

    cozbatur

    Yazar:   4 ay önce yazdı.

    Epeydir, türlü nedenlerle, yazmaya vakit ayıramadım. Söz olarak içimden geçenleri, yazı olarak dillendiremedim. Oysa malzeme bol. Hani profesyonel yazıcı olsam, havadan para kazanmak işten bile değil. Sabah uyanıyorsun bir terane, öğlen oluyor bir başka.

    Devamı →

      Seyfullah Çalışkan Tüm Yazılar →

      KORKAK -3
      (Seyfullah Çalışkan)

      seyfullahcaliskan

      Yazar:   17 saat önce yazdı.

      Şimdi nezarettekinden daha çok korkuyordum. Korktukça aklımı bir sürü kötü düşünce üşüşüyordu. Ünye’ye vardığımızda hava yeni aydınlanıyordu. Uykudan yeni uyanmış gözlerini ovuşturan, gerinen, esneyen yolcularla birlikte öylece sokağa dökülüverdik. Otobüs terminali denize elli metre mesafedeydi. Bütün gece uyuyamadım.

      Devamı →

      KORKAK -2
      (Seyfullah Çalışkan)

      seyfullahcaliskan

      Yazar:   3 hafta önce yazdı.

      İlk defa nezarete düşüyordum. Her denileni gıkımı bile çıkarmadan polislerin istediği gibi yaptım. Ötekiler çok eziyet çektiler. İfade vermediler dayak yediler. Avukat istediler dayak yediler. Yemek istediler dayak yediler. Orada bütün yollar dayağa, hakarete, aşağılamaya ve küfre çıkıyordu. Polislerden bir tanesi beni çok seviyordu.

      Devamı →

      KORKAK -1
      (Seyfullah Çalışkan)

      seyfullahcaliskan

      Yazar:   1 ay önce yazdı.

      Hiçbir şeyden haberim yoktu. Ne gösteriden, ne mitingden… Güneşli havayı görünce evden kendimi dışarı atıvermiştim. Önce sahile uğradım. Yine oltacılar vardı. Arabasının teybini açmış, ufaktan biralarını götürenler falan.

      Devamı →

      KAÇ TOSUN KAÇ
      (Seyfullah Çalışkan)

      seyfullahcaliskan

      Yazar:   2 ay önce yazdı.

      Bıldırcın mevsiminin yağmurları hiç bitmez. Arada güneş açsa bile aylarca yağar durur. Sonbaharın bolluğu denizin bereketine dönüşür. Hamsi ağlarında Kalkanlar, Palamut ağlarında Kırlangıçlar çıkar. Limanda ki gırgırların, yedek teknelerinin homurtusu gece sabahlara kadar, susmaz.

      Devamı →

      KASABANIN YABANCISI -6 (Son)
      (Seyfullah Çalışkan)

      seyfullahcaliskan

      Yazar:   2 ay önce yazdı.

      Bıldırcın mevsiminin yağmurları hiç bitmez. Arada güneş açsa bile aylarca yağar durur. Sonbaharın bolluğu denizin bereketine dönüşür. Hamsi ağlarında Kalkanlar, Palamut ağlarında Kırlangıçlar çıkar. Limanda ki gırgırların, yedek teknelerinin homurtusu gece sabahlara kadar, susmaz.

      Devamı →

      KASABANIN YABANCISI -5
      (Seyfullah Çalışkan)

      seyfullahcaliskan

      Yazar:   2 ay önce yazdı.

      Dayak yiyeceğimiz besbelli ama gidip babama söyledik. İyi zamanına denk geldik. Dövmedi… Ne yapıp edip o rakıyı getireceksiniz,” dedi. Ama baba diye kem küm ettik. Kim dinler? Üstelik para pul da yok. Yeniden denize döndük. Çek kürekleri babam, ha gayret. Neyse ki adamcağız insaflı çıktı. Halimize acıdı. Para falan sormadan yeni bir şişe çıkarıp verdi. Gecenin bir vakti eve döndüğümüzde adım atacak halimiz yoktu. Karnımızın açlığını falan hepten unutmuşuz. Anamın gösterdiği yere yorgunluktan sızıp kalmışız.

      Devamı →

      SILA’NIN ARDINDAN
      (Seyfullah Çalışkan)

      seyfullahcaliskan

      Yazar:   3 ay önce yazdı.

      Karadeniz’de yarısı yaz yarısı kış olan bir Ağustos’un ortalarındaydık. İkindiden beri yağmur yağıyordu. Fındıklıklar, meşeler, gürgenler hüzünlü bir sükûnet içindeydi. Hava henüz serinlememişti. Hayatın tavanındaki lambanın etrafında sinekler, küçük kelebekler, pervaneler uçuşuyordu. Telefonum çaldı.

      Devamı →

      KASABANIN YABANCISI -4
      (Seyfullah Çalışkan)

      seyfullahcaliskan

      Yazar:   4 ay önce yazdı.

      Denize gitmezdi. Deniz kıyısındaki çay bahçelerine de uğramazdı. Ama bazı akşamlar bütün kasabalılar gibi iskeleye kadar yürür sokakta karşılaştığı eski dostlar ve akrabalarla ayaküstü sohbet etmeye bayılırdı. Evden çok çıkmasa bile kasabada olup biten her şeyden haberdardı.

      Devamı →

      KASABANIN YABANCISI -3
      (Seyfullah Çalışkan)

      seyfullahcaliskan

      Yazar:   4 ay önce yazdı.

      Yağmur mu yabancılarla, yabancılar mı yağmurla birlikte gelmişti? Kaldırımlara sarkan incir ağaçları, dökülen elmalar ve karaca erikler ekşi ekşi bir kokuya neden oluyorlardı. Yağmura rağmen hava hiç serinlememişti. İnsan eve hapsolup kalmaktan bir süre sonra bunalıyor, yağmura rağmen sokaklara çıkıyorlardı.gelmişti.

      Devamı →

        MİSAFİRLERİMİZ Tüm Yazılar →

        Bizim de kuyruklu yalanlarımız va...
        (Bekir Coşkun)

        EKIR-C1

        Yazar:   2 hafta önce yazdı.

        Her türlü kuyruk var…
        Yıldızımız yoktu…
        Ta ki memleketin o günkü başbakanı “Yıldız ülke olduk” diyene kadar…
        On sene önce uydu Rossetta, kuyruklu yıldıza doğru yola çıktığında, bizim kuyruklu yalan da yola çıkmıştı…

        Devamı →

        Sanıyor ki Atatürk öldü…
        (Bekir Coşkun)

        EKIR-C1

        Yazar:   3 hafta önce yazdı.

        Dün ayakta anarken “İyi ki ölmüş de kurtulmuşuz” dediklerinden eminim…
        Yanlış işte…

        Devamı →

        ‘Yağma yok!’ Galataport…
        (Mustafa Sönmez)

        galataport

        Yazar:   3 ay önce yazdı.

        Ofer­le­me va­ka­sı­nı ha­tır­la­ya­cak­sı­nız… Ha­ni şu es­ki Ma­li­ye Ba­ka­nı Ke­mal Una­kı­tan dev­rin­de ya­şa­nan… 2005 yı­lı­nın Ey­lül ayın­da dev­le­te ait T. De­niz İş­let­me­le­ri­’nin (TDİ’­nin) bi­na, de­po ve ar­sa­la­rı, 49 yıl­lı­ğı­na ya­pı­lan ilk iha­le so­nu­cun­da İs­ra­il­li işa­da­mı Sa­mi Ofe­r’­e Özel­leş­tir­me İda­re­si­’n­ce ve­ril­miş­ti. An­cak ay­nı yı­lın ara­lık ayın­da da iha­le ‘Da­nış­ta­y’ ta­ra­fın­dan ip­tal edil­miş­ti.
        Se­kiz yıl geç­miş­ti ki ara­dan, ye­ni­den sa­tı­şa ha­zır ha­le ge­ti­ril­di ve 2013 Tem­mu­z’­un­da, ha­ni şu Ge­zi is­ya­nı­nın pat­la­dı­ğı ve he­nüz so­ğu­ma­dı­ğı gün­ler­de ye­ni­den iha­le­ye çı­ka­rıl­dı.

        Devamı →

        Başbakan kim olsun?
        (Yılmaz Özdil)

        yozdil

        Yazar:   4 ay önce yazdı.

        Valla benim içimden geçen isim, Bilal…

        Birincisi, devlette devamlılık esastır, devlet dediğin babadan oğula’dır.

        Devamı →

        İyi güzel de para nerede?
        (Murat Muratoğlu)

        ekonomi_gundemi_h8884

        Yazar:   4 ay önce yazdı.

        Gü­nü kur­tar­ma­ya yö­ne­lik ey­lem­ler si­zin de dik­ka­ti­ni­zi çek­mi­yor mu? Ar­tık ne­re­dey­se unu­nu ele­miş ele­ği­ni as­mak üze­re olan Baş­ba­kan Yar­dım­cı­sı Ali Ba­ba­ca­n’­ın, “Borç için 220-230 mil­yar do­lar fi­nans­ma­na ih­ti­yaç va­r” de­me­si hiç mi şüp­he­len­dir­mi­yor?

        Devamı →

        Kol saati de sandıkta olacak…
        (Bekir Coşkun)

        EKIR-C1

        Yazar:   4 ay önce yazdı.

        Bir hafta sonra Türkiye sandığa giderek yakın tarihinin en önemli kararını verecek…
        Bu karar siyasi değildir…
        Ahlakidir…

        Devamı →

        Kadınlara sünnet…
        (Bekir Coşkun)

        EKIR-C1

        Yazar:   4 ay önce yazdı.

        Ramazandır…
        Önce inanmadım…
        Sonra “Niye yapmasınlar?” dedim…
        Kadını sünnet etmeye kalkanlar, kuma gömüp taşlayarak öldürüyorlar da…

        Devamı →

        Allah kabul etsin…
        (Bekir Coşkun)

        EKIR-C1

        Yazar:   5 ay önce yazdı.

        Ramazandır…
        Sofranızdaki zeytin tanelerine iyi bakın…
        O sıcak çorba…
        Kırmızı domatesler…
        Bir dilim ekmeği alıp koklayın ve aynı anda milyonlarca Müslüman’ın dünyanın en zengin kaynakları üzerinde bu gece de aç uyuyacaklarını düşünün…
        Dahası binlercesinin birbirini öldüreceğini bilin…
        Ve sorun:
        “Neden?..”

        Devamı →

        Zerzevat…
        (Bekir Coşkun)

        EKIR-C1

        Yazar:   5 ay önce yazdı.

        Lahana gibisin mesela… Kat kat… İçin gözükmüyor…
        Hangi güçle, hangi örgütle, hangi amaçta, kimlerle, daha nasıl paralellerle iç içe?..

        Devamı →
          • Tarayın, cepten okuyun!