FİNCANIN İÇİNDEKİLER Tüm Yazılar →

RÜYA
(Hamdi Topçuoğlu)

htopcuoglu

Yazar:   23 saat önce yazdı.

Gecenin sabaha döndüğü saatlerdeydi. Kan ter içinde uyandım. Kalktım bir bardak soğuk su içtim. Bir süre oturdum. Külçe gibiydim. Tekrar yatağa giremezdim. Boş boş oturmaktansa bilgisayarın başına geçeyim, dedim.
Birasından bir yudum çekti.
“Malesef!” dedi.

Devamı →

Gezdim Gördüm Öğrendim; Pamukka...
(Nevriye Hamitoğlu)

nevriye

Yazar:   23 saat önce yazdı.

Pamukkale bölgesine geldiğimizde uzaktan mavimsi çanakları görüyorum. Babamın yıllar önce getirdiği turistik kartpostallardaki Pamukkale’yi arıyor gözlerim; çanak çanak ve masmavi. Ama uzak olduğundan mı bilmem pek iyi göremiyorum? Otobüsümüz uçurum yollardan geçerek büyük bir alana varıyor.

Devamı →

YOL HALİ
(Neslihan Minel)

neslihanminel

Yazar:   23 saat önce yazdı.

Uçak saatine az kalmıştı. İstanbul’da hava sisli ve pusluydu. Rötar yapar mı acaba diye düşündüm. Dünkü hava muhalefetinden dolayı uçak seferlerinin bir çoğu iptal edilmişti. Olacak şey miydi Ağustos’ta sel ve yağmur?

Devamı →

EŞEKLER ÇOĞALDI
(Erhan Tığlı)

etigli

Yazar:   23 saat önce yazdı.

Farkında mısınız bilmem; dört ayaklı eşekler azaldı ama iki ayaklı eşekler çoğaldı. O eski kibarlık ve nezaketin yeller esiyor yerlerinde. En ufak bir tartışmada herkes birbirine hakaret ediyor, sövüp sayıyor, yumruk savuruyor. Dostlar bile eşek şakaları yapıyorlar dostlarına, arkadaşlarına.

Devamı →

Yarı Baygın Bir Ağustos Gecesi
(Alkım Saygın)

alkimsaygin

Yazar:   23 saat önce yazdı.

Yarı baygın bir Ağustos gecesi,
dışarıda yıldızlar salkım salkım,
içimde en coşkun haylazlıklarla ben,
içli mısrâlarımı köpürterek
sarhoş oldum.

Devamı →

Müzik bizim, güvenlik senin işin...
(Cüneyt Göksu)

cgoksu

Yazar:   1 hafta önce yazdı.

Müzik bizim, güvenlik senin işin…
Taksim gezi parkında ki çadırları dağıttıktan sonra, çadırlardan atom bombası planları çıktı diyen zihniyetten başka ne beklenebilirdi ki?
Bu yıl ikincisi düzenlenen Burgazada Progresif Müzik konseri, ikinci gününde “güvenlik” gerekçesi ile dağıtıldı, tıpkı Taksim’deki çadırlar gibi…

Devamı →

KASABANIN YABANCISI -4
(Seyfullah Çalışkan)

seyfullahcaliskan

Yazar:   2 hafta önce yazdı.

Denize gitmezdi. Deniz kıyısındaki çay bahçelerine de uğramazdı. Ama bazı akşamlar bütün kasabalılar gibi iskeleye kadar yürür sokakta karşılaştığı eski dostlar ve akrabalarla ayaküstü sohbet etmeye bayılırdı. Evden çok çıkmasa bile kasabada olup biten her şeyden haberdardı.

Devamı →

HİKİKİMORİLER GÜNÜ KUTLU OLSU...
(Hamdi Topçuoğlu)

htopcuoglu

Yazar:   2 hafta önce yazdı.

Onu, pazar akşamı sahildeki çay bahçelerinden birinde birasını yudumlarken gördüm.
” Merhaba” dedim, ” Oyunu kullandın mı?”
Birasından bir yudum çekti.
“Malesef!” dedi.

Devamı →

Yepisyenisi
(Ahmet Şeşen)

sesen

Yazar:   2 hafta önce yazdı.

Hatırlarsanız; internetin ilk yıllarında servis sağlayıcılar tarafından “Sohbet Odaları” kurulmuştu. “Arka sokaklarda neler oluyor ?” şeklinde bir mırıldanma ve merak hissiyle ben de servis sağlayıcımın sohbet odalarından birine dalmıştım.

Devamı →

    EDİTÖRDEN Tüm Yazılar →

    Biz % 1,7 ile kaybettik!..
    (Editör)

    cozbatur

    Yazar:   2 hafta önce yazdı.

    Bekliyor muyduk? Evet bekliyorduk. Aklı biraz matematiğe eren her insanın biraz düşündükten sonra varacağı yer burasıydı. Beklemediğimiz katılmayıp “sözde” protesto edenlerin çokluğuydu.

    Devamı →

    SANDIĞA GİDİN VE OY VERİN!
    (Editör)

    cozbatur

    Yazar:   3 hafta önce yazdı.

    Adam köprüleri attı. Herşeye kulağını tıkadı, çıkmayı hayal ettiği zirvenin sarhoşluğuyla ipin ucunu hepten kaçırdı. Aklı başında tek laf ettiği yok. Etrafta olan bitenle de ilgili değil. Tek hedefi var; ZİRVEYE ÇIKMAK!

    Devamı →

    “Reis tek başına bir taraft...
    (Editör)

    cozbatur

    Yazar:   3 hafta önce yazdı.

    Şurada bir şey kalmadı. Beşinci günde Çankaya sakinini seçmek üzere sandık başına gideceğiz. Ya bu saçmalığı başımıza saranların ekmeğine bal süreceğiz ya da yaradana sığınıp bir ders vereceğiz. Bal sürmek sadece gidip üstüne mührü basmakla olmuyor maalesef. Verilmeyen her oy da hazrete yarıyor, hem de bal börek oluyor.

    Devamı →

    İyi Bayramlar!..
    (Editör)

    cozbatur

    Yazar:   1 ay önce yazdı.

    Epeydir, türlü nedenlerle, yazmaya vakit ayıramadım. Söz olarak içimden geçenleri, yazı olarak dillendiremedim. Oysa malzeme bol. Hani profesyonel yazıcı olsam, havadan para kazanmak işten bile değil. Sabah uyanıyorsun bir terane, öğlen oluyor bir başka.

    Devamı →

    Saray Soytarıları!..
    (Editör)

    cozbatur

    Yazar:   1 ay önce yazdı.

    Türk Dil Kurumu’nun sözlüğüne bakın, “Kamu” karşısınnda aynen şöyle yazıyor; “Halk hizmeti gören devlet organlarının tümü” ya da “Bir ülkedeki halkın bütünü, halk, amme”. Peki, “Kamu Görevlisi” ne ola dediğinizde ise aldığınız cevap;

    Devamı →

    Ben de her canlı gibi faniyim!?
    (Editör)

    cozbatur

    Yazar:   2 ay önce yazdı.

    Millet bir umut “Belki sağ gösterip sol vurur.” diye bekledi ama o kendine yakışanı yaptı. İyi de oldu. Debdebeli bir törenle, alkışlarla, gözyaşlarıyla tahta talip olduğunu açıkladı. Yoksa halifeliğe mi demeliyim bilemedim. Şu lafları, içinize sindire sindire, yüksek sesle bir okuyun bakalım siz ne hissedeceksiniz?

    Devamı →

    Yapanın yanına kalmasın!…
    (Editör)

    cozbatur

    Yazar:   2 ay önce yazdı.

    İnsan orta yerinden çatlasa yeridir. Hoca Nasreddin’e özenmiş haldeyiz. Hocanın “Haklısın, sen de haklısın, vallahi sen de haklısın karıcığım.” dediği yerdeyiz sanki. Yürütmenin başına karşı olup ta, ona rakip olanda anlaşamayan çiftler gibiyiz. Az kaldı, yakında şiddetli geçimsizlikten boşanacağız.

    Devamı →

    Ekmel Bey!…
    (Editör)

    cozbatur

    Yazar:   2 ay önce yazdı.

    Şaşırdım tabi. Hiç beklemiyordum. Kızdım, pekçok sosyal demokrasiye inanmış, bu yönetimden, yürütmenin başından illallah demiş tüm arkadaşlarım gibi sinirlendim. Daha sonra, her zaman yaptığım gibi, derin bir nefes aldım.

    Devamı →

    Cumhurbaşkanı olsan ne olur, olma...
    (Editör)

    cozbatur

    Yazar:   3 ay önce yazdı.

    Artık yama tutmayan pantalon dötüne döndük milletçe. Lime lime olmuşuz ağlayanımız yok. Neresine el atsan parmak içine giriyor. Bir de hoşuna giderse, oynaya oynaya büyütüyorsun deliği. Ahvalimiz budur, üçüncü şahıslara duyurulur.

    Devamı →

      Seyfullah Çalışkan Tüm Yazılar →

      KASABANIN YABANCISI -4
      (Seyfullah Çalışkan)

      seyfullahcaliskan

      Yazar:   2 hafta önce yazdı.

      Denize gitmezdi. Deniz kıyısındaki çay bahçelerine de uğramazdı. Ama bazı akşamlar bütün kasabalılar gibi iskeleye kadar yürür sokakta karşılaştığı eski dostlar ve akrabalarla ayaküstü sohbet etmeye bayılırdı. Evden çok çıkmasa bile kasabada olup biten her şeyden haberdardı.

      Devamı →

      KASABANIN YABANCISI -3
      (Seyfullah Çalışkan)

      seyfullahcaliskan

      Yazar:   3 hafta önce yazdı.

      Yağmur mu yabancılarla, yabancılar mı yağmurla birlikte gelmişti? Kaldırımlara sarkan incir ağaçları, dökülen elmalar ve karaca erikler ekşi ekşi bir kokuya neden oluyorlardı. Yağmura rağmen hava hiç serinlememişti. İnsan eve hapsolup kalmaktan bir süre sonra bunalıyor, yağmura rağmen sokaklara çıkıyorlardı.gelmişti.

      Devamı →

      KASABANIN YABANCISI -2
      (Seyfullah Çalışkan)

      seyfullahcaliskan

      Yazar:   4 hafta önce yazdı.

      Şimdi karalar giymiş, yirmi yıl önce ölen eşinin yasını tutan bir kadın çıkıp, “misafirler uğursuzluk getirdi, Azrailli de alıp gelmişler,”dese ben bile inanırdım. Cenazeler sakin sakin ama neredeyse kesintisiz bir yağmur altında evlerinden alındılar. Sokak birkaç saatliğine suskunlaştı. Akşama doğru iki evden de kuran okuyan hocaların sesleri duyulmaya başladı. Taziye için çok sayıda insan gelmişti.

      Devamı →

      KASABANIN YABANCISI -1
      (Seyfullah Çalışkan)

      seyfullahcaliskan

      Yazar:   1 ay önce yazdı.

      Yirmi saati aşan yolculuk deniz kıyısındaki küçük bir kasabada son bulmuştu. Sabahın ilk ışıklarında otobüs durduğunda kasabalılar henüz uyanmamıştı. Garaj tek katlı ve düz damlı sıralanmış on kadar dükkândan oluşuyordu. Uykuları yarım kalmış yolcular gözlerini ovuşturarak otobüsten indiler.

      Devamı →

      KIRIK DÖKÜK HİKAYELER-4 (Son)
      (Seyfullah Çalışkan)

      seyfullahcaliskan

      Yazar:   2 ay önce yazdı.

      Evlendikten sonra ilk eşimin yardımıyla liseyi bitirdim. Bende polis olmak istiyordum. Sınavlara girdim ama bir türlü kazanamadım. Olmuyordu. Polis kızı olduğum için kolaylık gösteriyorlardı ama kazanamadım gitti. En sonunda yoruldum ve vaz geçtim.

      Devamı →

      KIRIK DÖKÜK HİKAYELER-3
      (Seyfullah Çalışkan)

      seyfullahcaliskan

      Yazar:   2 ay önce yazdı.

      Sinirlendiği zaman alnında birkaç damla ter birikiyordu. Konuşurken zaman zaman gözleri ıslanmıştı. Zayıf görünmekten korktuğu için büyük bir çaba harcıyordu. Islanan gözlerinden damlalar yanaklarına inmeden olduğu yerde kurudu. Yaşlar biriktiğinde gözleri başka bir renk oluyordu.

      Devamı →

      KIRIK DÖKÜK HİKAYELER-2
      (Seyfullah Çalışkan)

      seyfullahcaliskan

      Yazar:   2 ay önce yazdı.

      O durmadan anlatıyor, konudan konuya geçiyordu. Ne kadar iyi bir dinleyici olursam olayım bazen dikkatim dağılıyordu. Sokaktan birbirini kovalarcasına telaş içinde renk renk çeşit çeşit arabalar geçiyordu. Gençlerin kullandığı özellikle yerli arabaların bazılarına apart egzoz denilen bir parça takılmıştı.

      Devamı →

      KIRIK DÖKÜK HİKAYELER-1
      (Seyfullah Çalışkan)

      seyfullahcaliskan

      Yazar:   2 ay önce yazdı.

      Nasıl tanıştığımızın ne önemi var? Tanıştık işte. Kumla’da bir arkadaşımın yazlığına gitmiştim. O da komşu evlerden birine gelmiş. Plaja inip çıkarken bahçede dolanırken beni görmüş. Görür görmez de vurulmuş.

      Devamı →

      SABUNA SUYA DOKUNMADAN 2 (SON)
      (Seyfullah Çalışkan)

      seyfullahcaliskan

      Yazar:   3 ay önce yazdı.

      Annesi, babası kızlarının çıkıp geldiğinde sevinçten deliye dönmüşler. Birbirlerine tekrar tekrar sarılıp ağlamışlar. Kızlarının perişan görüntüsünü silebilmek için ona yeni giysiler, ayakkabılar almışlar. Börekler, baklavalar açmışlar, tencereler dolusu et pişirmişler.

      Devamı →

        MİSAFİRLERİMİZ Tüm Yazılar →

        ‘Yağma yok!’ Galataport…
        (Mustafa Sönmez)

        galataport

        Yazar:   1 gün önce yazdı.

        Ofer­le­me va­ka­sı­nı ha­tır­la­ya­cak­sı­nız… Ha­ni şu es­ki Ma­li­ye Ba­ka­nı Ke­mal Una­kı­tan dev­rin­de ya­şa­nan… 2005 yı­lı­nın Ey­lül ayın­da dev­le­te ait T. De­niz İş­let­me­le­ri­’nin (TDİ’­nin) bi­na, de­po ve ar­sa­la­rı, 49 yıl­lı­ğı­na ya­pı­lan ilk iha­le so­nu­cun­da İs­ra­il­li işa­da­mı Sa­mi Ofe­r’­e Özel­leş­tir­me İda­re­si­’n­ce ve­ril­miş­ti. An­cak ay­nı yı­lın ara­lık ayın­da da iha­le ‘Da­nış­ta­y’ ta­ra­fın­dan ip­tal edil­miş­ti.
        Se­kiz yıl geç­miş­ti ki ara­dan, ye­ni­den sa­tı­şa ha­zır ha­le ge­ti­ril­di ve 2013 Tem­mu­z’­un­da, ha­ni şu Ge­zi is­ya­nı­nın pat­la­dı­ğı ve he­nüz so­ğu­ma­dı­ğı gün­ler­de ye­ni­den iha­le­ye çı­ka­rıl­dı.

        Devamı →

        Başbakan kim olsun?
        (Yılmaz Özdil)

        yozdil

        Yazar:   2 hafta önce yazdı.

        Valla benim içimden geçen isim, Bilal…

        Birincisi, devlette devamlılık esastır, devlet dediğin babadan oğula’dır.

        Devamı →

        İyi güzel de para nerede?
        (Murat Muratoğlu)

        ekonomi_gundemi_h8884

        Yazar:   3 hafta önce yazdı.

        Gü­nü kur­tar­ma­ya yö­ne­lik ey­lem­ler si­zin de dik­ka­ti­ni­zi çek­mi­yor mu? Ar­tık ne­re­dey­se unu­nu ele­miş ele­ği­ni as­mak üze­re olan Baş­ba­kan Yar­dım­cı­sı Ali Ba­ba­ca­n’­ın, “Borç için 220-230 mil­yar do­lar fi­nans­ma­na ih­ti­yaç va­r” de­me­si hiç mi şüp­he­len­dir­mi­yor?

        Devamı →

        Kol saati de sandıkta olacak…
        (Bekir Coşkun)

        EKIR-C1

        Yazar:   4 hafta önce yazdı.

        Bir hafta sonra Türkiye sandığa giderek yakın tarihinin en önemli kararını verecek…
        Bu karar siyasi değildir…
        Ahlakidir…

        Devamı →

        Kadınlara sünnet…
        (Bekir Coşkun)

        EKIR-C1

        Yazar:   1 ay önce yazdı.

        Ramazandır…
        Önce inanmadım…
        Sonra “Niye yapmasınlar?” dedim…
        Kadını sünnet etmeye kalkanlar, kuma gömüp taşlayarak öldürüyorlar da…

        Devamı →

        Allah kabul etsin…
        (Bekir Coşkun)

        EKIR-C1

        Yazar:   2 ay önce yazdı.

        Ramazandır…
        Sofranızdaki zeytin tanelerine iyi bakın…
        O sıcak çorba…
        Kırmızı domatesler…
        Bir dilim ekmeği alıp koklayın ve aynı anda milyonlarca Müslüman’ın dünyanın en zengin kaynakları üzerinde bu gece de aç uyuyacaklarını düşünün…
        Dahası binlercesinin birbirini öldüreceğini bilin…
        Ve sorun:
        “Neden?..”

        Devamı →

        Zerzevat…
        (Bekir Coşkun)

        EKIR-C1

        Yazar:   2 ay önce yazdı.

        Lahana gibisin mesela… Kat kat… İçin gözükmüyor…
        Hangi güçle, hangi örgütle, hangi amaçta, kimlerle, daha nasıl paralellerle iç içe?..

        Devamı →

        Senin Somali’de ne işin vardı S...
        (Ali Türkşen)

        sadettn2

        Yazar:   3 ay önce yazdı.

        Ben de bütün ülkem gibi ağladım, diye hafiflemeyi hak etmiyorum. Canım yandığı için vicdanımı arıttığımı düşünemem bile.

        Milletvekili olarak başım dik yürüyemem artık. İnsan olarak kaldırsam da başımı… Çıldırmışça yağmalayarak malı, mülkü, toprağı, ağacı; sonsuz ve sınırsız paraya feda ederek insanı, hâlâ sokaklarda gaz sıkanlarla aynı koltukları paylaştığım için hep kambur olacak sırtım…

        Devamı →

        Azalan adam…
        (Bekir Coşkun)

        EKIR-C1

        Yazar:   3 ay önce yazdı.

        Bakmayın siz…
        Çok şeyini kaybetti aslında…
        Azala azala…
        *
        Anayasa Mahkemesi gitti…
        Yüksek yargı gitti…

        Devamı →
          • Tarayın, cepten okuyun!